(3167 S. K. m. 7, 8) (743 S. K. m. 14, 15, 16) (765 S. K. m. 55, 10)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Yusuf'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair, (Bursa Altıncı Asliye Ceza Mahkemesi)den verilen 17.11.1993 gün ve 1991/914 esa, 1993/930 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen 13.10.1994 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelenip, gereği düşünüldü:
1- İstanbul Onüçüncü Noterliğince 12.3.1991 tarih, 19456 numara ile düzenlenen imza beyannamesine dayanak yapılan ve sanığa ait olduğu kabul edilen nüfus kaydında doğum tarihinin 1.3.1971 olduğu, buna göre bankaca çek karnesi verildiği anlaşılmakta ise de, dosyaya getirtilen 226.9.1991 tarihli nüfus kaydı örneğinde 1.3.1976 doğumlu olduğu belirtilmesine göre, aykırılığın neden ileri geldiği, sanığın gerçek doğum tarihi ile çek hasabını açtırdığı tarihte onsekiz yaşını bitirip bitirmediği araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kayden 1.3.1976 doğumlu olup suçun işlendiği tarihte 18 yaşını bitirmediği anlaşılan sanığın Medeni Kanunun 14.15, 16. maddeleri hükümlerine nazaran kanuni mümesilin rızası olmaksızın kendi tasarruflarıyla borç altına giremeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Sanığın gerçek yaşının belirlenmesinden sonra çek hesabının açtırdığı tarihte nüfus cüzdanında tahrifat yaparak veya sahte kimlik kullanarak onsekiz yaşından küçük olduğu halde çek hesabı açtırdığının tespiti halinde, TTK.nun 582. maddesinde akit ile borçlanmaya ehil olan kimsenin poliçe, bono ve çek ile borçlanmaya ehil olmasına göre onsekiz yaşından küçük olan sanık tarafından düzenlenen çekin yasal olarak geçersiz olduğunu bilerek çek adı altında düzenlediği ve ibrazında karşılığının bulunmadığı anlaşılan belgeyi ödeme aracı olarak kullanmış olmasında muhatap bankadan başlayarak lehder ve tüm cirantaları da içine alacak biçimde hile ve desise ile hataya düşürmek kastının oluşup oluşmayacağının tartışılmasında sonucuna göre suç vasfının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- Kabul ve uygulamaya, getirtilen doğum kaydına göre sanık hakkında tayin olunan cezadan TCK.nun 55/3. maddesi ile indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
5- 3167 sayılı Kanunun 7 ve 8. maddeleri uyarınca çıkarılan tebligatın usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediğinin, tebligatı alan şahsın tebligata ehil olup olmadığının araştırılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 7.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy