(7201 S. K. m. 35) (3167 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 119) (1412 S. K. m. 343)
Dava: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan sanık Mustafa Kemal'in anılan kanunun 13/1. maddesi uyarınca 120.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.10.1991 gün ve 1990/2900-5168, sayılı ceza kararnamesine vaki itirazın reddine ilişkin, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.2.1995 gün ve 1995/27 sayılı kararını havi dosya tetkik olundu.
İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.10.1991 gün ve 1990/2900-5168 sayılı ceza kararnamesinin adres bırakmadan ayrılan sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğin mahkeme divanhanesinin uygun bir yerine asılmayarak kesinleşmemiş olması nedeniyle itirazın Asliye Ceza Mahkemesince esastan incelenmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun kabul edilen niteliğine ve uygulanan kanun maddesine göre, 3506 Sayılı Kanunla değişik TCK. nun 119. maddesi kapsamına girip önödemeye tabi bulunmasına Cumhuriyet Savcılığınca usulüne uygun önödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olmasına nazaran, TCK. nun 119. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Ceza Bölümü Genel Kurulunun 11.4.1983 gün ve 1983/2-2 sayılı kararı uyarınca mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı olduğu şekilde reddine karar ittihazında isabet görülmediğinden bahisle;
CMUK. nun 343. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 3.5.1995 gün ve 10376 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak C.Başsavcılığının 16.5.1995 gün YE/47637 sayılı tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Hakimlik veya mahkemelerden verilen ve Yargıtay'dan geçmeksizin kesinleşen kararlar bakımından ancak olağanüstü yasa yolundan söz edilebilir.
7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın tamamlanması için, mahkeme divanhanesinin uygun bir yerinde asılması lazımdır.
Yazılı emrin konusunu teşkil eden dosyada, tebligatın mahkemenin divanhanesinin uygun bir yerine asılmadığı bu suretle ceza kararnamesinin kesinleşmediği görülmüştür.
Sonuç: Yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 17.2.1995 gün ve 1995/27 sayılı kararının C.Y.U.Y.nın 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılık makamına TEVDİİNE, 06.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy