(765 S. K. m. 522, 516, 523)
Dava: Saldırgan sarhoşluk ve mala karşı zarar vermekten sanıklar Tanju, Serdar ve Ümit'in yapılan yargılanmaları sonunda; bütün sanıkların mala karşı zarar vermek suçundan hükümlülüklerine ve cezalarının ertelenmesine, saldırgan sarhoşluk suçundan ise herhangi bir karar verilmediğine dair Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.12.1995 gün ve 1994/1383 esas 1995/1469 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi Yerel C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 11.10.1996 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Cumhuriyet Savcısının ızrar suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin lehe olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 15.2.1971 gün ve 328/45 sayılı kararında da açıklandığı üzere TCK. nun 517. maddesinin uygulanabilmesi için ızrar suçunun 5 veya daha fazla kişi arasında gerçekleşmesi yeterli olup suça katılanların en az beşinin yakalanıp hüküm giymesinin şart olmadığı bu cezayı hak edecek durumda bulunanların bir kısmının ismen tespit olunamaması ve cezasız kalması sonuca etkili değilse de olayın diğer sanıkları durumunda bulunan ve yaşlarının küçük olması nedeniyle hazırlık soruşturmaları tefrik edilerek Ankara C.Savcılığının 1994/81450 Hz. sırasına kaydı yapılan Mehmet Uslu ve E. Atuk hakkındaki dava dosyasının sonucu beklenilmesine gerek bulunmadığından tebliğnamedeki bir numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine:
Ancak:
1- Sanıklar T. Altun ve Ü. Karatay hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan açılan kamu davası hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
2- Olayda zarar gördüğü iddia edilen camların değerinin bu işlerden anlayan tarafsız bilirkişiye tespit ettirilmeden değer hususunda müştekinin beyanı esas alınmak suretiyle TCK. nun 522. maddesi ile uygulama yapılması,
3- Uygulamaya esas alınan miktarın suç tarihi itibariyle pek fahiş olarak kabulü gerekirken normal kabul edilmek suretiyle TCK. nun 522. maddesinin uygulama dışı bırakılması,
4- TCK. nun 516. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı (7) bendinin uygulanması halinde TCK. nun 523. maddesi uyarınca indirim yapılmasının mümkün olmadığının düşünülmemesi,
5- TCK. nun 59. maddesinin uygulanması sırasında yanlış hesap sonucu ağır para cezasının noksan tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden C.Savcısının ızrar suçuna yönelik temyizinin lehe olduğu gözönüne alınarak kazanılmış hakları gözönünde tutulmak suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy