(3167 S. K. m. 16/2) (765 S. K. m.108)
Dava ve Karar: 3167 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık M. Ongür'ün yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.11.1995 gün ve 1994/1472 esas 1995/892 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 1.11.1996 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 10. Ceza Dairesi Kararı:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1 - Dosyada mevcut ve şikayet dilekçesine ekli müşteki Y. Emek'e ait vekaletname ile Avukat A. Şefik Güngör vekil tayin edildiği halde şikayet dilekçesini veren Avukat H. Kırdar'ın müşteki tarafından verilmiş vekaletnamesi bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve müştekinin de 6 aylık yasal süre içinde usulüne uygun şikayetini içeren beyanı bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması;
Kabule göre de;
2 - Sanığın talimatla alınan ifadesinde suça konu çeklerin kendisi tarafından keşide edildiği hususunda açık beyanının olmadığı ve çeklerdeki keşideci imzasının sanığın imzaları ile benzerliği bulunmayıp muhatap bankaca çıkarılan ihtarnameyi sanık adına alan babası M. Ongür'ün imzaları ile benzerlik gösterdiği göz önüne alınarak öncelikle çekte yer alan imzaların kime ait olduğu tespit edilerek sanık tarafından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.3.1992 gün 7/351-55 sayılı kararında açıklandığı üzere, eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak fail hakkında ek iddianame ile kamu davası açılmasının sağlanması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy