(765 S. K. m. 405)
Dava: Uyuşturucu madde satmak ve kullanmaktan sanık Salih T.'ın yapılan yargılanması sonunda; Uyuşturucu kullanmaktan beraatına, satmaktan ise hükümlülüğüne dair İ. 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.1997 gün ve 1996/211 esas 1997/104 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 04.11.1997 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Nüfus kaydına göre sanığın Salihtin olan isminin karar kimliğinde Salih olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir daktilo hatası olarak görülmüştür.
1- Uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Polis kayıtlarında muhtelif suçlardan 15 defa geliş kaydı bulunduğu ve sabıkalı olduğu belirtilen şahsın gerçek ismiyle Adli sicil kaydı getirtilip, incelenmeden eksik ve yanlış adli sicil kaydına itibar edilmesi ve sanık tarafından satıldığı anlaşılan ve Necati B.'da ele geçen eroinin ağır para cezasının tayininde hesaba dahil edilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, takdir ve uygulamaya göre bu suçtan kurulan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan tedbir mahiyetindeki hükmün incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Uyuşturucu madde satıcılığı suçundan takibe alınan ve üzerinde eroin ile yakalanan sanığın, görevlilerin bilgisi dışındaki uyuşturucu madde kullanma suçunu da ortaya koyduğu anlaşıldığı cihetle; bu suçtan TCK. nun 405/1. maddesi uyarınca işlem yapılıp ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesi yerine, usule aykırı biçimde beraatına ve salahı tıbben anlaşılıncaya kadar bir hastanede tedavi ve muhafaza altına alınmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tedbir uygulamasına ilişkin kısım hüküm fıkrasından çıkarılmak ve TCK. nun 405/1. maddesi uyarınca ceza tayinine yer olmadığına denilmek suretiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA, 02.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy