(765 S. K. m. 516, 522)
Dava: Nas-ı ızrar ve ölümle tehditten sanık Raif Şahin'in yapılan yargılanması sonunda; sanık hakkında TCK. nun 516/2, 522, 191/2, 59, 647/4, 72, 647/6. maddeleri gereğince hükümlülüğüne ve teciline dair A. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 31.1.1996 gün ve 1995/32 esas 1996/22 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 18.12.1996 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.4.1990 gün ve 1990/93-117 sayılı kararında belirtildiği üzere, 2245 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile TCK. nun 516. maddesinin ilk fıkrası dışında kalan ve 7 bent halinde sayılan hallerde eylemin özelliğine, zararın ağırlığına, zarara uğrayan şeyin önem ve değerine nazaran 1 yıl ile 7 yıl arasında etkin bir ceza yaptırımına bağlanmak istenmiş olmasına, böyle bir düzenleme yapılırken TCK. nun 522. maddesindeki cezayı ağırlaştırıcı nedenler yetersiz görülerek maddenin kendi içerisinde yeni ağırlaştırıcı sebepler konularak özel olarak düzenlenmesi karşısında temel cezanın maddede öngörülen ölçütler göz önüne alınarak takdir ve tayin edileceğinin ve maddenin ilk fıkrası hariç diğer fıkralar ile ilgili olarak hafif ve pek hafif sayıldığı hallerde 522. maddesinin uygulanabileceği zararın pek fahiş kabulü halinde 522. madde ile artırım yoluna gidilemeyeceği, ancak temel ceza tayininin de göz önüne alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; Müdahil yerine vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy