(1412 S. K. m. 17) (765 S. K. m. 31, 33, 80, 202, 503, 522) (1412 S. K. m. 18)
Dava: Zimmet ve zimmet suçuna iştirak suçundan sanıklar Süleyman, Hasan, Ünal ve arkadaşlarının yapılan yargılanmaları sonunda; İstanbul Yedinci Ağır Ceza Mahkemesiyle Konya İkinci Ağır Ceza Mahkemeleri arasındaki olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi, yeni yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya, C.Başsavcılığı nın 24.2.1997 gün ve T.M. 20852 sayılı tebliğnamesi ile Daireye verilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İncelenen dosya içeriğine nazaran, Fatih C.Savcılığı nın 21.4.1995 tarih, 1995/2116 sayılı iddianamesi ile sanıklardan Süleyman hakkında "Hizmet Sebebiyle Emniyeti Suistimal ve Yardım Toplama Kanununa muhalefet" suçlarından açılan kamu davası, Fatih Birinci Asliye Ceza Mahkemesi nin 29.1.1996 gün ve 1995/403 esas, 1996/31 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmü Üst ve Yerel C.Savcıları ile sanık vekillerinin temyizi üzerine Yüksek Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi nin 13.5.1996 gün 1996/563-562 sayılı kararı ile bozulmuş, bozma kararına uyan yerel mahkeme 28.6.1996 gün, 1996/514-563 sayılı kararı ile TCK.nun 202, 80, 31, 33,503, 80,522. maddeleri ile cezalandırılmak üzere yargılamanın İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi nde yapılmak üzere GÖREVSİZLİK kararı verilmiş; dosya, İstanbul Yedinci Ağır Ceza Mahkemesi ne tevzi edilmiş, bu arada 31.10.1996 günlü ek iddianame ile Sekiz kişi hakkında da zimmet suçuna iştirakten dava açılıp, dosyaların birleştirilmesine karar verildikten sonra anılan mahkeme, 7.11.1996 gün 1996/184-188 sayılı kararıyla davaya bakmanın Konya Ağır Ceza Mahkemesi nin yetkisine girdiğinden bahisle yetkisizlik kararı vermiş dosyanın gönderildiği Konya ikinci Ağır Ceza Mahkemesi de, yetkili mahkemenin İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verdiği bu şekilde ortaya olumsuz yetki sorunu çıktığı, bunun çözüm yerinin ise CMUK.nun 18. maddesi ile Yargıtay Yasasının 14. maddesi ve Yargıtay Başkanlar Kurulu Kararı uyarınca Dairemiz olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Mahkemelerin; davaları en az yargılama gideri ile en hızlı şekilde sonuçlandırmaları ilkesinin kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle yargılamanın bütün aşamalarında özenle gözönünde tutulmasında zorunluluk bulunmaktadır.
CMUK.nun 263. maddesinin 2. fıkrası; "bu karar son tahkikatın açılmasına dair olan bir kararın bütün neticelerini hasıl eder ve aynı şartlara tabi olur" hükmünün 4.6.1995 tarihinde yürürlüğe giren 3206 sayılı Kanunla ortadan kaldırılmış olmasına, görevsizlik kararı vermeden önce davanın açıldığı Fatih Asliye Ceza Mahkemesi nce iddianame okunup sanık sorguya çekilerek yetki benimsenmiş olmasına, dosyanın bozma kararı üzerine gönderildiği görevli üst dereceli mahkemenin CMUK.nun 17. maddesi açık hükmüne göre yetkisizlik kararı verme olanağı bulunmadığından yerinde görülmeyen İSTANBUL YEDİNCİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ nin 7.11.1996 gün, 1996/184 esas, 1996/188 karar sayılı YETKİSİZLİK kararının istem gibi kaldırılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığı na tevdiine, 25.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy