(3167 S. K. m. 7) (5584 S. K. m. 17)
Dava: 3167 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Abdullah ...ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 6.3.1996 gün ve 1992/192 esas 1996/104 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 5.3.1997 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Muhatap bankaca 3167 sayılı Yasanın 7. maddesine göre zorunlu olduğu ihtaratı yaptığı cevaben bildirilmişse de dosyada mevcut ihtarname evrakını alan kişinin kimliğinin tespit edilmediği, tebligattaki imzanın sanığa ait olup olmadığı anlaşılamadığı ve sanığın da tebligattan haberi olduğu konusunda açık beyanının bulunmadığı göz önüne alınarak, sanığın tebligattan haberdar olup olmadığı yada ihtarname evrakını alan şahsın 5584 sayılı Posta Kanununun 17. maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili olup olmadığı sanıktan ve gerekirse PTT idaresinden sorularak araştırılıp, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının, saptanıp usulüne uygun yapılmadığının belirlenmesi halinde yeniden tebligat yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan kesinleşmiş önceki hükümlülüğünün infaz edilip edilmediğinin araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında TCK. nun 81. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.03.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy