(3167 S. K. m. 7) (6762 S. K. m. 692,693) (5584 S. K. m. 17) (YİBK. 14.12.1992 T. 1992/l E. 1992/5 K.)
Dava: 3167 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Yusuf yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.2.1996 gün ve 1994/45 esas 1996/123 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 24.3.1997 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
1- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 14.12.1992 gün ve 1992/l-5 sayılı kararında belirtildiği üzere çeklerde keşide yerinin neresi olduğunun hiç bir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim birimlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi zorunluluğu göz önüne alındığında davaya konu dosyadaki çek fotokopilerinde Ant ve ata şeklindeki kısaltmaların keşide yeri olarak kabulünün mümkün olmadığı nazara alınarak, bankaya ibraz anında alınan çek fotokopisi ve çek aslı getirtilerek keşide yerinin tam olarak yazılı olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi yazılmamışsa TTK.nun 692 ve 693.maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun olan ve çek sayılmayan belgeden dolayı sanığın 2.ciranta olan müşteki ile karşı karşıya gelmemesi aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması ve keşide yeri taşımayan belgeyi ödeme aracı olarak vermek şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu da oluşturmayacağı gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, kabul ve uygulamaya göre de;
2- Muhatap bankaca 3167 Sayılı Yasanın 7. maddesine göre zorunlu olduğu ihtaratı yaptığı cevaben bildirilmişse de dosyada mevcut ihtarname ve tebligat evrakını alan oğlu Feyruz 5584 sayılı Posta Kanununun 17. maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili olup olmadığı sanıktan sorulup, gerekirse PTT ve Zabıtadan da araştırılarak, yetkili olmadığının anlaşılması halinde anılan maddede yazılı mevzubahis kuralın keşidecinin iyi niyetini göstermek imkanını sağlamak amacına yönelik olduğu da gözönüne alınarak çekin mahkemece bankaya tevdi edilip usulüne uygun 7. maddeye göre zorunlu ihtaratın yapılmasının sağlanması ve bu ihtarat üzerine Kanundaki yazılı 7 işgünü içinde düzeltme hakkını kullanıp kullanmadığının araştırılıp belgeleri de eklenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy