(765 S. K m. 403, 405)
Uyuşturucu ticareti yapmaktan sanıklar E. ve N.'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine dair İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 14.11.1996 gün ve 1996/131 esas 1996/197 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 26.3.1997 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Kimyasal tahliller İhtisas Dairesinin 25.9.1996 günlü raporunda da açıklandığı üzere Afyon sakızının 7368 sayılı yasa ile uyuşturucu maddeler kapsamına alınması nedeniyle ağır para cezasının ele geçen saf afyon miktarı üzerinde yapılması gerektiği ve yapılan analizinde madde içinde morfin cinsinden uyuşturucu mevcut olduğu gerekçesine dayanılarak tayin edilen cezanın TCK. nun 403/6. maddesi ile artırılamayacağı uygulamanın dairemizce de bu şekilde benimsendiği davaya konu edilen afyon sakızının da İzmir Adli Tıp Kurumunca kimyasal analize tabi tutularak içerisinde morfin cinsinden madde mevcut olduğu açıklaması üzerine sanığın katılmadığı eylem nedeniyle ortaya çıkarılan maddeden dolayı cezadan artırma yapılamayacağının gözetilmemesi,
2- 13.5.1996 tarihli olay tutanağının başlangıç bölümünde sanık E.'le temas kuran ajanların olayın başından itibaren diğer sanık N.'den haberdar oldukları yazılı ise de aynı tutanağın devamındaki açıklamalardan sanık E.'in uyuşturucu ile yakalanmasından sonra kendi beyanları ile uyuşturucu maddeyi temin ettiği N.'in kimliğinin görevlilerce öğrenildiğinin yazılı olduğunun anlaşılmasına ve sanık E.in aşamalardaki savunmalarının da aynı doğrultuda bulunmasına göre, sanık N.'de ele geçen ve uyuşturucu alış verişinde kullanılan paraların seri numaralarının da önceden tespit edilmediği de göz önünde tutularak sözü edilen tutanağın düzenleyicilerinin tanık sıfatı ile yeminli olarak dinlenip E. in yakalanmasından ve sorgusundan önce N.dan haberdar olup olmadıkları yada sanık E.'in beyanı üzerine N.'in suçla ilgilisini belirleyip belirlemediklerinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptandıktan sonra her iki sanık hakkında TCK. nun 405/2.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması yerine eksik soruşturmaya dayalı olarak bahsi geçen yasa maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- TCK. nun 59/2.maddesinin uygulanması sırasında hesap hatasına düşülerek sanıklar hakkında noksan ağır para cezası tayini,
4- Sanık E. hakkında TCK. nun 81/1. ve 3.maddeleri ile artırım yapıldığı sırada artırımın 1/10 oranında uygulandığının karar yerinde belirtilmesine karşın ağır para cezasının daha az oranda artırılması suretiyle hükmün karıştırılması, Yasaya aykırı Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy