(765 S. K. m. 405, 403, 19)
Dava: Eroin satmak ve kullanmaktan sanık Habib ile kullanmaktan sanıklar Yusuf ve Mücahit'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine dair E 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.2.1997 gün ve 1996/224 esas 1997/30 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş, sanıklar Habib ve Mücahit vekilleri incelemenin süresinden sonra duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 6.5.1997 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle duruşmalı olarak incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklar Mücahit ve Yusuf vekillerinin temyiz itirazları ile ilgili incelemede;
Kurulan hükmün niteliği ve içeriğine göre sanık Mücahit vekilinin duruşma isteminin reddine karar verilerek dosya üzerinde yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar vekillerinin temyiz inceleme istemlerinin reddiyle sanıklar Mücahit ve Yusuf hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık Habib vekilinin ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükme yönelik temyizi ile ilgili incelemede;
Duruşmalı inceleme istemi süresi içerisinde yapılmadığından CMUK. nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.1993 gün ve 1993/10-301 esas, 1993/338 sayılı kararında da açıklandığı üzere TCK. nun 405/2. maddesinin uygulanabilmesi için suç ortaklarının meydana çıkmasına ve yakalanmasına yardım edilmesi gerektiği ve suçlama (atfı-cürüm) veya ittira halinin bulunmadığının belirlenmesi gerektiği göz önüne alındığında sanığın adını verdiği Ünal'ın yakalanamamış ve suçla ilgisinin kanıtlanamamış olması nedeniyle sanık hakkında anılan yasa maddesinin olması nedeniyle sanık hakkında anılan yasa maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş bu nedenle tebliğnamedeki bu yöne ilişkin bozma düşüncesine iştirak olunmamış;
TCK. nun 403/5. maddesi ile uygulama yapılırken TCK. nun ek 2. ve ek 4. maddeleri ile aynı yasanın 19. maddesi göz önüne alınarak suç tarihi itibarıyla temel ağır para cezasının 420.000.liradan aşağı olamayacağının gözetilmemesi ve TCK. nun 403/6. maddesi uyarınca artırımın bu miktar üzerinden yapılması gerektiğinin düşünülmemesi sonucu noksan ağır para cezasına hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, Adli emanette kayıtlı uyuşturucu maddenin müsaderesi hususunda mahallinde her zaman karar alınması mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık Habib hakkında TCK. nun 403/5. maddesine muhalefet suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
3- Sanık Habib vekilinin TCK. nun 404/2. maddesinde tanımlanan suç yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine yürütülen soruşturma sırasında eroin sattığını kabulle birlikte ayrıca eroin kullandığını da açıklayarak bu suçla ilgili görevlilerin bilgisi bulunmadığı aşamada ikrarı ile bu suçunun ortaya çıkmasını sağlayan sanık hakkında TCK. nun 405/1. maddesi uyarınca ceza tertip edilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy