(765 S. K. m. 7, 403, 404, 405)
Esrar satmak ve kullanmaktan sanıklar Ramis ..., Olcay ... ve Erdal ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Ramis'in beraatı, Olcay'ın esrar satmak ve içmekten, Erdal'ın esrar içmekten hükümlülüklerine dair İstanbul 3.Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 13.11.1996 tarih ve 1996/116 esas 1996/327 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 31.12.1996 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
A- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun biçimde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle sanık Ramis .. hakkındaki beraat hükmünün istek gibi ONANMASINA,
B- Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılarının sanıklar Olcay... ve Erdal .. haklarındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Sanıklar hakkında yapılan ihbarın mahiyetine, 5.2.1996 günlü olay tutanağı içeriğine, tutanak düzenleyicilerinin yeminli anlatımlarına ve bütün dosya kapsamına göre kardeş olan sanıkların
.. ajanın talebi üzerine önceden seri numaraları görevlilerle belirlenen para karşılığı esrar temin ettikleri her iki sanığın olayın başından beri eylem birliği içerisinde oldukları ve uyuşturucu maddenin teslim yerinde birlikte yakalandıkları, yakalanmalarından sonra yapılan üst aramalarında sanık Olcay'ın üst aramasında seri numarası tespitli paranın Erdal'ın üst aramasında ise pantolon kemerinde bir miktar daha esrar ele geçirildiği ve her iki sanığın teşekkül halinde atılı suçu işlediklerinin anlaşılmasına göre TCK.nun 403/5. ve 7. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine haklarında yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Görevlilerce elde edilen bilgi sanıkların esrar sattıklarına yönelik olup hakkında bu suçu ile ilgili olarak soruşturma yapıldığı sırada ayrıca esrar kullandığını belirtmek suretiyle görevlilerin bilgisi olmadığı aşamada ikrarı ile bu suçunun ortaya çıkmasını sağlayan sanık Olcay hakkında TCK. nun 404/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına hükmolunurken anılan kanunun 405/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Savcılarının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA, 27.01.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy