(1412 S. K. m. 305, 317, 344, 359) (765 S. K. m. 51, 191, 482, 485, 516) (647 S. K. m. 4)
Dava: Etkili eylem, hakaret, tehdit ve nas-ı ızrardan sanık Zelhure ... in yapılan yargılanması sonunda; etkili eylem, tehdit, hakaret, nas-ı ızrardan hükümlülüğüne dair Karabük Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 6.6.1996 gün ve 1996/29 esas 1996/590 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve O Yer C.Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının red - bozma isteyen 27.5.1997 tarihli tebliğ- namesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A) Sanık hakkında etkili eylem suçundan hükmolunan cezanın tür ve tutarına göre CMUK. nun 305/2. maddesi gereğince hükmün temyizi mümkün olmadığından bu suça yönelik vaki temyiz isteğinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanık hakkında ızrar suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyizin incelenmesinde; Oluşa ve delillere göre kapı kırma olayının öncesinde tahrik söz konusu olmadığı gözetilmeden ızrar suçundan tayin olunan cezadan TCK. nun 51/1. maddesi ile indirim yapılması ve 647 sayılı yasanın 4. maddesinin uygulanmasının yasal gerekçelerinin gösterilmemesi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık ve C. Savcılarının temyiz itirazlarının reddiyle ızrar suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
C) Sanığın ve C.Savcılarının hakaret ve tehdit suçlarına yönelik temyizinin incelenmesinde ise;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
1- TCK. nun 191/1. maddesine uygun tehdit suçunun CMUK. nun 344. maddesinde yazılı şahsi dava yolu ile takibi mümkün suçlardan olmadığı göz önüne alınarak CMUK. nun 359. maddesi gereğince usulü muameleler durdurularak gereği için dosya C.Savcılığa tevdii gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Hakaretin sanık ile müştekinin oturduğu dairelerin merdiven sahanlığında işlenmiş olmasına göre aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan TCK. nun 482/2. maddesi yerine TCK. nun 482/3. maddesi ile mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Hakaret suçları yönünden daha lehte hüküm içeren TCK. nun 485. maddesinin 1. fıkrası yerine TCK. nun 51. maddesi ile indirim yapılması.
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın ve C.Savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy