(765 S. K. m. 403, 405, 80, 59)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ihracı yapmaktan sanıklar H., Selahattin ....in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine dair İstanbul 5 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 18.11.1997 gün ve 1997/165 esas 1997/566 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı, sanık Selahattin tarafından istenilmiş sanık Selahattin duruşma da talep etmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama-bozma isteyen 20.1.1998 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle duruşmalı olarak incelenip gereği düşünüldü:
1-Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve duruşma sırasındaki savunmalarının reddiyle sanık Selahattin hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının sanık H. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Diğer sanık Selahattin ile haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleşmiş bulunan Mehmet ve Hanifi' den satın aldığı esrarın bir kısmını hakkında kurulan mahkumiyet hükmü temyize konu edilemeyen Nurullah'a sattığı, diğer kısmını ise yine başkalarına satmak için evinde gizlediği sırada 12.1.1996 tarihinde görevlilerce yapılan arama ve sanığın yer göstermesi sonucu ele geçirildiğinin anlaşılmasına, sanığın eylemlerinden dolayı iddianamelerin her iki olayın meydana çıkarılmasından sonra 2.2.1996 ve 5.2.1996 tarihlerinde düzenlenerek hakkında kamu davası açılmış bulunmasına göre aynı suç işleme kararı ile sürdürdüğü eylemlerinde temadinin kesilmediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu nazara alındığında sanık hakkında TCK. nın 80. maddesinin uygulanmasında ve suç ortağı olarak ismini verdiği Nurullah' ın yakalanmasını ve mahkum edilmesini sağlamış olmasına göre de TCK. nın 405/2. maddesinin tatbik edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş bu nedenle tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
a) TCK.nın 80. maddesinde öngörülen teselsülü meydana getiren eylemlerin mevzularını teşkil eden para, kıymet ve eşyanın toplamı esas alınmış olmasına göre, sanığın satıma konu ettiği net uyuşturucu maddenin tümü üzerinden hesaplanan temel ağır para cezasının ayrıca anılan yasa maddesi ile artırıma tabi tutulamaya- cağının düşünülmemesi,
b) TCK. nın 405/2. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatasına düşülmesi sonucu TCK. nın 59/2. maddesi ile yapılan uygulamayı da kapsar biçimde sonuç ağır para cezasının noksan tayini, Yasaya aykırı ise de; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan ele geçen net esrar miktarı olan 23 kg 708 gram olan esrar üzerinden hesaplanarak 1.185.400.000 lira olarak belirlenen temel ağır para cezasının TCK. nın 405/2. ve 59/2. maddeleri uyarınca indirime tabi tutularak sanık hakkında hükmolunması gereken sonuç ağır para cezasının 493.916.666 (dörtyüz doksan üç milyon dokuzyüz onaltıbin altı yüz altmış altı) liraya indirilerek sanık H. hakkındaki hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 02.04.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy