(1412 S. K. m. 3, 4, 230) (5271 S. K. m. 8, 9, 11)
Dava: Teşekkül oluşturarak (eroin) ihraç etmekten sanık Yılmaz ...nun yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair İstanbul 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 17.4.1998 gün ve 1996/157 esas 1998/100 karar sayılı hüküm resen de temyize tabi olmakla beraber süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekilleri tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 18.9.1998 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle duruşmalı olarak incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Almanya'da ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgili olarak, orada yakalanan Bünyamin, Gürsel ve Kenan'ın, Almanya Siegen Bölge Mahkemesince yapılan yargılama sonunda mahkumiyetlerine karar verildiği; durumun Türk makamlarına bildirilmesi üzerine, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Savcılığınca 11.3.1996 tarihli iddianame ile, o tarihte Almanya'da cezalarını çekmekte olan aynı sanıklar hakkında, sözü edilen uyuşturucu maddeyi Türkiye'den ihraç ettikleri iddiası ile İstanbul 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesine 1996/134 esas sayılı kamu davası açıldığı ve ihraç suçunun Türkiye'de bulunan diğer sanığı Yılmaz hakkındaki hazırlık evrakının yakalanamadığı için ayrıldığı; daha sonra yakalanması üzerine, 1.4.1996 tarihli iddianame ile sanık Yılmaz hakkında diğer sanıklarla teşekkül oluşturarak uyuşturucu madde ihraç etmek suçundan aynı Mahkemeye 1996/157 esas sayılı bu davanın açıldığı, 1996/134 esas sayılı davanın Almanya'da bulunan sanıklarının sorgularının yapılması için diplomasi yolu ile istinabe yazısı yazıldığı, daha sonra Türkiye'ye dönen Kenan ve Bünyamin'in Mahkemece sorgularının yapıldığı;
1996/157 esas sayılı bu davanın yargılaması sırasında 16.1.1998 tarihli oturumda, 1996/136 esas sayılı dava ile ilgili olarak yazılan istinabe cevabının gecikebileceği ve birleştirme durumunda 1996/157 esas sayılı davanın sürüncemede kalabileceği gerekçesiyle, sözü edilen iki davanın birleştirilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Belirtilen davalar arasında CMUK. nın 3 ve 4. maddeleri anlamında bağlantı bulunduğu tartışma gerektirmeyecek kadar açıktır. Bir engel bulunmadıkça davaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk vardır. 1996/134 esas sayılı diğer davanın sanıklarından Kenan ile Bünyamin'in sorguları yapılmıştır.
Açıklanan durumlar karşısında; 1996/134 esas sayılı davanın sanıklarından Gürsel ...nın diplomasi yolu ile sorgusunun yapılması için yazılan istinabe cevabının makul bir süre beklenmesi, cevap gelmediği ya da istinabe gereği yerine getirilemediği takdirde Gürsel hakkındaki davanın ayrılmasından sonra diğer sanıklar Bünyamin ve Kenan hakkındaki ya da istinabe gereği yerine getirildiğinde her üç sanık hakkındaki 1996/134 esas sayılı dava ile 1996/157 esas sayılı bu davanın CMUK.nın 3 ve 230. maddeleri uyarınca birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık vekillerinin temyiz itirazları ile sanık vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması öncelikle bu nedenle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi olan hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.01.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy