(3167 S. K. m. 7, 16) (5584 S. K. m. 17) (1412 S. K. m. 66)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılıktan sanık İsa
. ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.1998 gün ve 1997/1554 esas 1998/396 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 20.09.1999 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Sanık vekilinin temyiz dilekçesinde dava konusu çekteki keşideci imzasının sanığa değil kardeşi Kenan'a ait olduğunu belirttiği, sanığın onaylı imzası ile keşideci imzasının benzerlik göstermediği gibi ihtarname ve tebligat evrakını alan kardeşi Kenan'ın imzası ile keşideci imzası arasında ilk bakışta benzerlik bulunduğunun anlaşılmasına göre, CMUK. nun 66.maddesi gereğince çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle suç konusu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı araştırılıp bu hususa açıklık kazandırılması, sanık tarafından düzenlenmediğinin anlaşılması halinde çeki keşide edenin tespiti ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.3.1992 gün ve 7/35l-55 sayılı kararında açıklandığı üzere eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak fail hakkında iddianame ile dava açılmasının sağlanması, delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Muhatap bankaca 3167 sayılı Yasanın 7.maddesinde öngörülen zorunlu ihtaratın yapıldığı bildirilmiş ise de; dosyada mevcut ihtarname ve tebligat evrakını alan kardeşi Kenan'ın 5584 sayılı Posta Kanununun 17.maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili olup olmadığı araştırılarak, yetkili olmadığının anlaşılması durumunda anılan maddede belirtilen kuralın, keşidecinin iyi niyetini göstermesi imkanını sağlamak amacına yönelik olduğu da göz önüne alınarak, çek örneğinin bankaya gönderilmesi ve 7.maddeye göre zorunlu ihtaratın usulüne uygun biçimde yapılmasının sağlanması, bu ihtarat üzerine kanunda yazılı 7 iş günü içinde düzeltme hakkının kullanılıp kullanılmadığı da araştırılıp belgeleri getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanığın ana adının iddianamede ve sorgusunun yer aldığı duruşma tutanağında yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy