(3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 80)
Dava: 167 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Murat ...ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.7.1998 gün ve 1996/1113 Esas, 1998/811 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 15.10.1999 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Sanık savunmasında ve temyiz dilekçesinde suça konu çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmayıp satış müdürü Bülent'e ait olduğunu ileri sürmesi ve çekteki keşideci imzası ile sanığın dosyada bulunan imza örnekleri arasında benzerlik bulunmaması karşısında; çekteki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturularak, sanık tarafından düzenlenmediğinin anlaşılması halinde çeki keşide edinin tespiti ile vekaleten çek keşide etme yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.03.1992 gün ve 7/351-355 sayılı kararında açıklandığı üzere eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak fail hakkında ek iddianame ile dava açılması sağlanıp, delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de; sanığın ve müşteki vekilinin yargılama aşamasında aynı taraflar arasında ve aynı hukuki ilişki sebebiyle verilmiş çeklerin bulunduğunu bu çeklerin ayrı ayrı şikayete konu edilerek farklı mahkemeler nezdinde davalar açıldığını ileri sürerek, söz konusu davalara ilişkin mahkeme ismi ve dosya numaralarını belirtmiş olmasına göre, mükerrer mahkumiyete neden olmamak açısından anılan dava dosyaları getirtilerek, konularını teşkil eden çeklerin sanık tarafından aynı borç ilişkisi nedeniyle, aynı anda ya da teselsülen verilip verilmediği, eylemin tek suç oluşturup oluşturmadığı, TCKnun 80. maddesinin. uygulanması gerekip gerekmediğinin tayin ve takdiri yerine eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmiştir. b) 29.1.1997 olan müdahale talep tarihine, nazaran vekalet ücretinin takdire dayanılmadan ve gerekçe gösterilmeden fazla tayin edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy