(3167 S. K. m. 7) (5584 S. K. m. 17) (765 S. K. m. 29) (647 S. K. m. 4, 6) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Halil ... in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğe ve ertelemeye dair Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.1998 gün ve 1998/448 esas 1998/788 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ile sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 28.10.1999 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1- Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet hakkı çeki ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu anılan Yasanın 7. maddesi uyarınca ciro ve teslim yolu ile çeki elinde bulunduran kişilere ait olup, suça konu çek açısından şikayet dilekçesini veren Ahmet ... cirosu ibraz eden Bekir ... cirosu ile ibraz kaşesi arasında sonradan sıkıştırılarak konulduğu izlenimi verdiği cihetle, çek asılları ve ibraz anında bankaca alınan ve onaylı fotokopilerinin getirtilerek müdahilin ibraz anında cirosunun bulunup bulunmadığı veya cirosunun ibrazdan sonra alacağın temliki şeklinde olup olmadığı bu itibarla şikayet hakkının bulunup bulunmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Muhatap bankaca 3167 sayılı Yasanın 7. maddesine göre zorunlu olduğu ihtaratı yaptığı cevaben bildirilmişse de; dosyada mevcut ihtarname ve tebligat evrakını alan şahsın 5584 sayılı Posta Kanununun 17. maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili olup olmadığı araştırılarak yetkili olmadığının anlaşılması halinde anılan maddede yazılı mevzubahis kuralın keşidecinin iyi niyetini göstermek imkanını sağlamak amacına yönelik olduğu da göz önüne alınarak çekin mahkemece bankaya tevdi edilip usulüne uygun 7. maddeye göre zorunlu ihtaratın yapılmasının sağlanması, bu ihtarat üzerine Kanunda yazılı 7 işgünü içinde düzeltme hakkını kullanıp kullanmadığının araştırılıp belgeleri de eklenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Temel cezanın asgari hadden tayin edilmesinde dahi yeterli ve inandırıcı gerekçenin karar yerinde gösterilmeyerek TCK. nın 29/ son maddesine muhalefet edilmek sureti ile yazılı biçimde karar verilmesi,
4- Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına aynı Yasanın 6. maddesinin ise tatbikine karar verilmesi,
5- Katılma istemi tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 21. maddesinin 2. fıkrası gereğince tayin olunan vekalet ücretinin yarı oranında arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekili ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy