(3167 S. K. m. 7) (6762 S. K. m. 708) (1412 S. K. m. 32, 66, 260) (647 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 388)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Serhat ...'nun yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair Gemlik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.3.1998 gün ve 1997/397 esas 1998/54 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 5.3.1999 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Ödeme ve keşide yeri aynı olan dava konusu 4591309 seri nolu 8.2.1997 keşide tarihli çekin TTK. nun 708.maddesinde belirtilen 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 17.3.1997 tarihinde ibraz edildiği ve bu itibarla sanığa atılı karşılıksız çek keşide etmek suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de;
2- Her iki sanığında çekteki imzanın kendisine ait olduğu yönünde kabulü bulunmamasına göre CMUK. nun 66.maddesi gereğince çözümü özel ya da teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunluluğu da dikkate alınarak suça konu çekteki imzasının sanığa ait olup olmadığının tespiti bakımından uzman bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça konu çekin keşide edildiği 12468 nolu hesabın Özgür ...'na ait olup sanığın suça konu çeki hesap sahibi Özgür...'na vekaleten keşide ettiği kabul edilmesine göre, dosyada mevcut 24.2.1997 tarihli gerek vekaletnamede Borçlar Kanunun 388.maddesi uyarınca sanığa özel olarak kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin verilmediği görülmekle, sanığın sözü edilen hesaptan çek keşide etme yetkisinin bulunduğuna dair varsa belgelerinin getirtilmesi, yetkili olmadığının anlaşılması halinde başkasının hesabından çek keşide eden sanığın eyleminin diğer koşulları gerçekleşmesi halinde dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmasında yasal zorunluluk bulunduğunun düşünülmemesi,
4- Muhatap bankaca 3167 sayılı Yasanın 7. maddesine göre zorunlu olduğu ihtaratı yaptığı cevaben bildirilmişse de dosyada mevcut olmayan tebligat evrakının da istenerek tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının tahkiki ile usulüne uygun şekilde yapıldığının anlaşılması halinde anılan maddede, mevzubahis bu kuralın keşidecinin iyi niyetini göstermek imkanını sağlamak amacına yönelik olduğu da göz önüne alınarak çekin mahkemece bankaya tevdi edilip 7. maddeye göre zorunlu ihtaratın yapılmasının sağlanması ve bu ihtarat üzerine kanundaki yazılı 7 işgünü içinde düzeltme hakkını kullanıp kullanmadığının araştırılıp, belgeleri de eklenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Sanık hakkında 647 sayılı yasanın 6.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken yasal yeterli gerekçe gösterilmeyerek CMUK. nun 32 ve 260.maddelerine aykırı davranılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy