(3167 S. K. m. 7) (5584 S. K. m. 17)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılıktan sanık Firuz ... ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.6.1998 gün ve 1997/1449 esas 1998/775 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 30.06.1999 tarihli tebliğ- namesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de;
1- Hükme esas alınan İzmir İcra Tetkik Merciinin 1997/650 esas, 1997/978 karar sayılı dosyasında 13.11.1997 tarihli bilirkişi raporunda keşideci imzasının sanığa aidiyeti hususu kesin bir ifade ile belirtilmemiş olduğundan, sanığa ait mukayese imzaları ve çek aslı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas ve Grofoloji dairesine gönderilerek çekin sanık tarafından keşide edilip edilmediğinin tespit ettirilmesi, suça konu çekin sanık tarafından keşide edilmediğinin saptanması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.03.1992 gün ve 7/351-55 sayılı kararında açıklandığı üzere eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak çeki keşide edenin tespiti ile hakkında ek iddianame kamu davasının açılmasının sağlanması ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Muhatap bankaca 3167 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen zorunlu ihtaratın yapıldığı bildirilmiş ise de; dosyada mevcut ihtarname ve tebligat evrakını alan İsmail ... 5584 sayılı Posta Kanununun 17. maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili olup olmadığı araştırılarak, yetkili olmadığının anlaşılması durumunda anılan maddede belirtilen kuralın, keşidecinin iyi niyetini göstermesi imkanını sağlamak amacına yönelik olduğu da göz önüne alınarak, çek örneğinin bankaya gönderilmesi ve 7. maddeye göre zorunlu ihtaratın usulüne uygun biçimde yapılmasının sağlanması; bu ihtarat üzerine kanundaki yazılı 7 işgünü içinde düzeltme hakkını kullanılıp kullanılmadığı da araştırılıp belgeleri getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Muhatap bankanın cevabı yazı ekindeki İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.07.1997 gün ve 1997/749 esas sayılı müzekkeresiyle suça konu çekinde bulunduğu bir kısım çek üzerine zayi sebebiyle çek iptali davası açıldığından ödeme yasağı konulduğu anlaşılmakla, ibraz tarihinden önce açılan ve suça konu çekin her ne suretle olursa olsun geçerliliğinin tartışılması sonucunu doğuracak menfi tespit davasının çekin iptalini de gündeme getireceğinden kesinleşmesinin beklenmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan, söz konusu dava ibraz tarihinden önce açılmışsa neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy