(765 S. K. m. 405)
Dava: Uyuşturucu maddelerden eroin maddesi satmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Namık Sarıal'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2001 gün ve 2000/297 esas, 2001/356 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 10.04.2002 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında TCK.nın 405/2. maddesinin uygulanma gerekçesi kararda tartışılıp açıklanmadan uygulanması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ajan imzalarının benzemediğinin anlaşılması, sanık hakkındaki doktor raporları, tanık Nafiz Özmen'in olay günü mal almaya gittiğimizde ajan bizimle gelmemişti şeklinde beyanda bulunması, tanık Şeref Gülseren'in ise biz ekip olarak ajanla olay yerine gittik şeklinde açıklamada bulunması nazara alınarak, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dinlenmesine karar verilen Mustafa Dağaşan'ın kamu görevlisi olmasına rağmen bulunamadığından bahisle dinlenilmesinden vazgeçilerek, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, sanığın satış eylemini gerçekleştirdiğine dair şüpheden uzak deliller tartışılmadan ve hangi delile hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanmadan, olay tutanağı ve firari sanık arama tutanağının sahih olduğu belirlenmeden, sanık hakkında eroin satışından dolayı mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy