(765 S. K. m. 193/2, 516/2) (5237 S. K. m. 116, 151, 152)
Dava: Kişilere karşı şiddet kullanımı suretiyle ızrar ve konut dokunulmazlığım bozmak suçları ile müessir fiil suçundan sanık İ. Y.nin yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Marmara Ereğli'si Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.02.2002 gün ve2001/108 esas, 2002/14 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın müessir fiil ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından onama ve ızrar suçundan bozma isteyen tebliğnamesi ile 08.05.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- TCK'nin 193/2 ve 516/2. maddelerinde öngörülen, kişilere karşı şiddet kullanımı suretiyle konut dokunulmazlığını bozmak ve ızrar suçlarının oluşabilmesi için, sanık tarafından, kişilere karşı yöneltilen şiddet eylemi ile konut dokunulmazlığının bozulması ve mala zarar verilmesi arasında, bir nedensellik bağının bulunması; yani, şiddetin, konut dokunulmazlığının bozulması ve ızrar amaçlarına yönelmiş olması ve bu amaçların gerçekleştirilmesi için bir araç olarak kullanılması gerekmektedir. Sanığın, tartışma sırasında müşteki S.Y.ye vurduktan sonra, müştekinin, evinin içine düşmesi ve müştekilerin kendilerini korumak amacıyla evlerinin kapısını kapatması üzerine, sanığın kapıyı zorlayarak içeri girip, müştekilerin evinin giriş kapısına ve banyo kapısı camına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda, sanığın, olayın başında gerçekleştirdiği müessir fiil eyleminin, sadece müştekiye şiddet kullanımı amacına yönelik olduğunun ve daha sonra gerçekleştirdiği ızrar ve konut dokunulmazlığını bozma eylemlerinin yerine getirilmesi için bir araç olarak kullanılmadığının anlaşılması karşısında; sanığın, TCK'nin 193/1 ve 516/ilk maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, unsurları oluşmayan TCK'nin 193/2 ve 516/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması;
2- Kabule göre, sanığın müessir fiil suçunun, söz konusu suçların artırıcı nedeni olarak sayılmasına karşın, TCK'nin 456/4. maddesi uyarınca da cezalandırılmasına karar verilerek, TCK'nin 78. maddesine muhalefet edilmesi;
3- Kabule göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.04.1990 gün ve 1990/93-117 sayılı kararında da belirtildiği üzere; TCK'nin 516. maddesinin ilk fıkrası dışında kalan 7 bent halinde sayılan hallerde TCK'nin 522. maddesi uyarınca arttırım yapılamayacağı; ancak, değerin pek hafif ve hafif sayıldığı durumlarda uygulanabileceği gözetilmeyerek, sanığın müştekilerin evinde meydana getirdiği toplanı 38.000.000 TL'lik zararın suç tarihindeki ekonomik koşullara ve paranın satın alma gücüne nazaran pek hafif sayılarak cezadan indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi;
Sonuç: Yasaya aykırı,sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi bu nedenlerle BOZULMASINA, 24.09.2002 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy