(765 S. K. m. 99, 456, 516, 523) (1412 S. K. m. 253)
Dava: Kişiye karşı şiddet kullanımı suretiyle ızrar suçundan sanıklar B.A, İ. Ö. ve M.G'nin yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüklerine ilişkin, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2002 gün ve 2001/1403 esas, 2002/87 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 08.05.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- TCK'nin 516/2. maddesinde öngörülen, kişilere karşı şiddet kullanımı suretiyle ızrar suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından, kişilere karşı yöneltilen şiddet eylemi ile mala zarar verilmesi arasında, bir nedensellik bağının bulunması; yani, şiddetin, ızrar amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleştirilmesi için bir araç olarak kullanılması gerekmektedir.
Sanık M. G'nin, yönetimindeki araçla yaptığı manevraya, müşteki tarafından korna ve el kol hareketleri ile tepki gösterilmesi üzerine, sanıkların, müştekinin üzerine gidip, onu, arabasından inmeye fırsat bırakmadan darp ettikten sonra, arabasının camını kırmaları şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda, sanıkların, müessir fiil eylemlerinin, sadece müştekiye şiddet kullanımı amacına yönelik olduğunun ve otomobiline zarar vermek için bir araç olarak kullanılmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin, TCK'nin 516/ilk ve 456/4 maddelerinde öngörülen ve takibi şikayete bağlı olan ızrar ve müessir fiil suçlarını oluşturduğu ve müşteki tarafından hazırlık aşamasında şikayetten vazgeçilmiş olması nedeniyle, yargılama koşulu gerçekleşmediğinden TCK'nin 99 ve CMUK'nın 253/5.maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması;
2- Kabule göre; TCK'nin 516. maddesinin 2. fıkrasında 7 bend halinde belirtilen suçlardan birisi ile ceza verilmesi durumunda, sanık hakkında, aynı yasanın 523. maddesi uyarınca indirim yapılmasının olanaklı olmadığının düşünülmemesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy