(765 S. K. m. 405)
Dava: Teşekkül oluşturmak suretiyle uyuşturucu ithal etmek suçundan sanıklar Şükrü Arslan, Şeref Şimsek, Hıdır Durmaz, Mecit Polat'ın yapılan yargılanmaları sonunda teşekkül halinde uyuşturucu madde nakletmek suçundan cezalandırılmalarına dair Van Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 21.03.2002 tarih ve 2000/238 esas, 2002/54 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Hıdır Durmaz vekili, Mecit Polat ve vekili ile Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş ve sanıklar vekilleri temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onanma - bozma isteyen tebliğnamesi ile 17.07.2002 tarihinde daireye gönderilmekle duruşmalı olarak incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: A- Sanıklar Şükrü Arslan ve Mecit Polat haklarındaki hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sanık Mecit Polat ve vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve sanık vekilinin duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle sanık Mecit Polat için re'sen de temyize tabi olan hükmün istem gibi ONANMASINA,
B- Sanık Şeref Şimşek hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre,
Sanığın cürmün ortaya çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardımı olmadığı halde hakkında TCK. nın 405/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA,
C- Sanık Hıdır Durmaz hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Sonuç: Sanık tüm aşamalarda atılı suçu kabul etmediği gibi, aleyhinde ifade veren sanıklardan Şükrü Arslan'ın aşamalarda kendilerini ihbar eden kişinin Hıdır olduğunu zannederek onun aleyhinde ifade verdiğini beyan etmesi, keza aleyhte beyanda bulunanlardan Necdet Şimşek ve Şeref Şimşek'in Şükrü Arslan'a atfen beyanda bulunmuş ve Necdet Şimşek'in beyanını aşamalarda geri almış olmasına göre, sanığın mahkumiyetine yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı gözetilmeden beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden re'sen de temyize tabi olan hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın bihakkın tahliyesine, başka suçtan hükümlü ya da tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 14.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy