(5584 S. K. m. 17/III) (3167 S. K. m. 12)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık M'nın yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin GAZİANTEP 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2001 gün ve 1999/1354 esas, 2001/673 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 19.08.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı, çeki bankaya ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arkasındaki ciro zincirinde imzaları bulunan kişilere ait olup, banka tarafından gönderilen ihtarnamede çekin Türkiye İş Bankası Pazaryeri Şubesi tarafından ibraz edildiğinin yazılı olması ve muhatap bankadan gönderilen dava konusu çek fotokopisinin arka yüzünde, ciro silsilesi içerisinde katılanın cirosunun görünmemesi karşısında, çek aslı da getirtilerek, gerekli incelemenin yapılmasından sonra, katılanın şikayet hakkının bulunup bulunmadığının tartışılmaması;
2- Sanığın dava konusu çekteki imzayı inkar etmesi ve talimat mahkemesince alınan imza örneklerinin, dava konusu çekteki imza ile açıkça farklılık göstermesi karşısında, sanığın değişik kurumlardaki imza örnekleri de getirtildikten sonra, imza incelemesi yaptırılması gerektiğinin gözetilmemesi;
3- Kabule göre;
Muhatap bankadan gönderilen tebligat evrakından, dava konusu çeke ilişkin ihtarnamenin sanığın bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı ve adresin kapalı olması nedeniyle Posta Kanunu'nun 17/III. maddesinde belirtilen kişilerden birisine de tebligatın yapılması olanaklı olmadığından, Posta Tüzüğünün 149. maddesine uygun olarak haber kağıdı bırakıldıktan sonra, evrakın bir hafta posta işletmesinde bekletilerek, muhatap bankaya iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın adresinin kapalı olmasının adreste bulunamama anlamına gelip, bilinen adresin değiştirilmesini ifade etmediği ve posta idaresince yapılan işlemlerin tebligatın yapılamamış olduğunu göstermesi nedeniyle, 3167 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun bir tebligatın yapıldığını kabul etmenin olanaklı olmadığı, bu nedenle, ihtarnamenin, sanığın bilinen aynı adresine yeniden tebliğe çıkarılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması;
Sonuç: Yasaya aykırı, o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy