(5237 S. K. m. 30)
Zarar vermek ve saldırgan sarhoşluk suçlarından suçundan sanık C. A.'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 12.6.2002 gün ve 2002/13 esas, 2002/149 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 17.11.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
1-Saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükümle ilgili olarak;
8.l.2002 tarihli yakalama, olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğine, tanık ifadelerine sanığın savunmasına, doktor raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; suça konu telefon ankesörünü telefon görüşmesi yapamaması nedeniyle alkollü vaziyette kıran sanığın eyleminde saldırgan sarhoşluk suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve o yer C. Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra 10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK. nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması bozmayı gerektirdiğinden,
Hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 4806 sayılı yasanın 1. maddesi ile değişik TCK. nın 30/2. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesi, sonuç ağır para cezasının 218.100.000.- Liraya indirilmek suretiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Zarar vermek suçuna ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanığın Türk Telekom A.Ş.ye ait telefon kulübesindeki telefon cihazını kırarak zarar vermek şeklinde oluşan eyleminin TCK.nın 391.maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtların değerlendirilmesinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ: Yasaya aykırı, sanığın ve o yer C.savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)