(2918 S. K. m. 119) (765 S. K. m. 2, 30, 40, 405) (647 S. K. m. 5)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar Aziz Yardım ve Mustafa Yumuşakdiken'in yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüklerine ilişkin Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2002 gün ve 2002/732 esas, 2002/630 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 12.12.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: İddianamede, sanık Mustafa Yumuşakdiken'in anne adının Feime yerine Fadime şeklinde yazılması, mahallinde giderilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Ayrıca;
Getirtilen adli sicil kaydında sanık Mustafa Yumuşakdiken'in anne adının nüfus kaydına uygun olmaması karşısında, söz konusu kaydın yeniden istenmemesi; ayrıca, dosya kapsamından sürücü belgeleri olduğu anlaşılan sanıkların, söz konusu belgelerin onaylı örnekleri getirtildikten sonra, haklarında 2918 sayılı Kanun'un 119. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
1- Son oturumda C.Savcısının mütalaasından sonra hazır bulunan sanıklardan esas hakkındaki savunmalarının sorulmaması suretiyle, CMUK'nın 251. maddesine aykırı davranılması;
2- Dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince şüphe üzerine sanıkların içerisinde bulundukları ve sanık Aziz Yardım'a ait olan otomobilde yapılan aramada, arka koltukta ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddenin, sanıklardan hangisine ait olduğunun kesin olarak bilinmesinin olanaklı olmaması karşısında, diğer sanıktan önce ifade veren sanık Mustafa Yumuşakdiken'in, söz konusu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ve esrar kullandığını söyleyerek, kendi ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, bu sanık hakkında TCK'nın 405/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
3- TCK'nın 40. maddesi uyarınca yapılan sanıkların tutuklu kaldıkları sürenin cezasından mahsup edilmesi işlemi, infazla ilgili olduğundan ve infaz aşamasında, sanığa verilen para cezasından yapılacak mahsup işlemi sırasında TCK'nın 2. maddesi uyarınca, infaz tarihinde geçerli olan 647 sayılı Kanun'un 5/9. maddesinde belirtilen miktar üzerinden sanık lehine hesaplama yapılması gerektiği gözetilmeksizin, hüküm tarihinde geçerli olan değer üzerinden mahsup işlemi yapılmasına karar verilmesi;
4- Hükümden sonra 10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması bozmayı gerektirdiğinden;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy