(765 S. K. m. 503, 504)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Dursun Ali A.'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.7.2001 gün ve 1999/274 esas, 2001/1131 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve o yer cumhuriyet savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen tebliğnamesi ile 24.1.2002 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına,kendisine veya bir başkasına haksız yarar sağlaması dolandırıcılık suçunun maddi unsurudur.
Hile ve desiselerin kandıracak nitelikte olması lazımdır.Sözü edilen niteliğin tayini izafi olması itibariyle mağdurun durumu nazara alınmalıdır ve olaya göre takdir edilmelidir. Hataya düşürmek ve bilmezlik her zaman yeterli değildir, sanığın kastı son derece önemlidir. Kaldı ki hile ve desisenin kullanılması ile mağdurun hataya düşürülmesi arasında nedensellik bağının bulunması şarttır.
Bu nedenle hile ve desisenin neler olduğu somut şekilde gösterilip tartışılmadan,sadece, çekin unsurlarından keşide tarihinin takvimde bulunmayan imkansız bir tarih atılması sebebine dayanılarak dolandırıcılık suçundan sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak bozulmasına, 24.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy