(765 S. K. m. 30, 403)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak suçundan sanıklar Cemal Kara, Erkal Yıldırım'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Adana 2. Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 27.11.2002 gün ve 2002/138 esas 2002/223 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık sanık vekili ve C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 18.2.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık Cemal Kara hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik olarak C. Savcısının temyizine Hassen yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre C. Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak
1- 22.5.2002 tarihli olay tutanağı içeriğine, duruşmada dinlenen tutanak düzenleyicilerinin yeminli anlatımlarına, sanıkların polis ifadelerindeki açık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; esrar maddesinin alıcısı gibi davranan muhbir ile görüşmeye birlikte giden, tehlikeli olabileceği düşüncesi ile esrarın tesliminden önce sanık Erkal'ın evinde saklanması hususunda anlaşan ve pazarlık bitip Erkal'ın evinden alıcıya madde teslim edilirken yakalanan sanıkların olayda eylem birliği yaparak atılı suçu teşekkül halinde işledikleri anlaşıldığı halde, haklarında TCK.nun 403/7. maddesinin uygulanması gerekirken eylemlerinin bireysel nitelikte uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 10.2.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK.nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık, sanık vekilinin ve C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 01.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy