(765 S. K. m. 403, 405) (1412 S. K. m. 257)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde imal etmek ve ticaretini yapmak suçundan sanıklar Abdurrahman Dilben, Ramazan Bozkuş, Raif Şener, Abdullah Şener'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 26.12.2002 gün ve 2002/165 esas 2002/207 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma isteyen tebliğnamesi ile 1.4.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A- Ramazan Bozkuş hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B- Sanıklar Abdurrahman Dilben, Abdullah Şener, Raif Şener haklarında kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak
Dosyada mevcut tutanaklara, sanıkların anlatımlarına incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre; sanıklar Ramazan Bozkuş ile Abdurrahman Dilben'in 2001 yılı içerisinde fikir ve eylem birliği yaparak Abdurrahman'ın tarlasına ektikleri kenevirden elde ettikleri esrarı, Ramazan'ın bulduğu Diyarbakırlı Ömer isimli firari sanığa sattıkları, sanıklar, Abdurrahman ve Ramazan'ın birbirini teyit eden kolluk, savcılık ve hakim huzurundaki sorgu beyanlarından ortaya çıktığı, sanıkların sattıklarını belirttikleri, esrar maddesinin de geçmediği, bilimsel usullerle niteliğinin tespit edilemediği anlaşılmış olmakla; Abdurrahman ve Ramazan'ın 2001 yılı içerisindeki eylemlerinin tamamlandığı ve TCK.nın 403/10. maddesindeki suçu oluşturacağı, 2001 yılında tamamlanan suçtan yani eylemsel kesintiden sonra sanık Abdurrahman Dilben'in yeni bir kasıtla Ramazan Bozkuş'un dışında 2002 yılı içerisinde Ömer isimli firari sanık ve diğer sanıklar Raif ve Abdullah Şener ile kenevir ekip esrar elde ederek uyuşturucu madde ticareti yapmak konusunda anlaşıp, tarlalarına Abdurrahman'ın temin ettiği kenevir bitkilerini ektikleri, suç tarihinde sanık Abdurrahman Dilben'in tarlasında 37.384 kök, Abdullah Şener'in tarlasında 41.350 kök ekili kenevirden ayrı olarak, Raif Şener'in tarlasından sökülmüş ve kurutulmaya bırakılmış 40.000 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği tutanaklar ve tutanakları doğrulayan, tanık zabıt mümziilerinin beyanları ilede subut bulduğundan; CUMK.nun hükmün mezuu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir şeklindeki 257/1 maddesi hükmüne, incelenen dosyadaki kamu davasının dayanağı iddianamede yukarıda açıklanan eylemlerin iki ayrı suç olarak anlatılıp kamu davasının açıldığı anlaşılmasına göre;
1- Eylemsel kesinti bulunduğu halde hukuki kesinti bulunmadığından bahisle Abdurrahman Dilben'in eyleminin tek suç kabul edilerek TCK.nın 403/10. maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Teşekkül oluşturma suçunun mütemadi suç olduğu ve iki ayrı suç bulunduğu gözetilmeden Abdurrahman hakkında TCK.nın 80. maddesinin uygulanması
3- Sanık Abdurrahman Dilben, 2001 yılı içerisindeki, Ramazan Bozkuş ile teşekkül oluşturma suçunun ortaya çıkarılmasını kendi ikrarıyla sağladığı ve hakkında TCK.nın 405/1. maddesi gereğince ceza verileceyeği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Sanıklar Abdurrahman Dilben, Raif Şener, Abdullah Şener'in aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle tarlalarında ekili vaziyette kenevir bitkilerinden başka Raif Şener'in tarlasından sökülerek kurutulmaya bırakılmış 40.000 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği sabit olduğundan, eylemlerinin TCK.nın 403/5-7. maddelerinde yazılı suçu oluşturacağı, Abdurrahman Dilben TCK.nın 403/5-7, 405/2, Raif ve Abdullah'ın ise TCK.nın 403/5-7 maddeleri gereğince cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm kurulması
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 06.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy