(765 S. K. m. 30, 51, 62, 516) (1739 S. K. m. 2, 43)
Izrar suçundan sanıklar Gökhan D. ve Erdener Y.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve cezalarının ertelenmesine ilişkin Karaman Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2002 gün ve 2000/112 esas, 2002/860 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma isteyen tebliğnamesi ile 03.06.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
1- TCK. nın 516/2. maddesinin 1. bendinde öngörülen, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir memur zararına ızrar suçunun oluşabilmesi için, devlet memurunun yasalara uygun olarak yapmış olduğu görevine duyulan tepki ile ızrar eyleminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2 ve 43. maddelerinde de açıklandığı üzere, eğitim görevini yerine getiren öğretmenlerin, öğrencilerini beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı bir kişi olarak yetiştirmekle görevli olmaları ve bu nedenle pedagoji formasyonuna da sahip olmalarının gerekliliği karşısında, öğrencilerinin olumsuz davranışları nedeniyle uyarılıp cezalandırılması durumlarında, yaşları nedeniyle sahip oldukları psikolojik özellikler de göz önünde bulundurularak, utanç duygularını rencide etmeyen, ancak hatasını kavramasını ve tekrarından kaçınmasını sağlayacak bir tutum ve uygulamanın sergilenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre; fen bilgisi dersi öğretmenleri olan müştekinin mobiletinin benzin deposuna toz şeker atmak suretiyle zarar vermek isteyen sanıklar, tüm aşamalarda, müştekinin kendilerine sık sık Aptal, salak, vs.... gibi sözlerle küfür etmesi ve sebepsiz yere kendilerini dövmesinden kaynaklanan öfkeyle atılı suçu işlediklerini belirterek, suçlarını samimi bir biçimde ikrar etmeleri karşısında; sanıkların müşteki hakkındaki söz konusu iddialarının doğruluğu halinde, müştekinin memurluk görevini yasaya uygun olarak yaptığının kabul edilmesi mümkün olamayacağından ve bu durumda sanıklar hakkında TCK.nın 516/2. maddesinin 1. bendi uyarınca değil, haksız tahrik altında kaldıklarının kabulü ile basit ızrar suçundan, TCK. nın 516/ilk ve 51. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekeceğinden, sanıklara müşteki hakkındaki söz konusu iddialarını ispatlamaları olanağının da verilerek, ayrıca mahkemece de bu husus da re'sen araştırma yapılması gerektiği de gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Dosya kapsamına göre; sanıkların müştekinin mobiletinin benzin deposuna toz şeker atmalarından sonra, durumdan şüphelenen sanıklardan Gökhan'ın babası tanık Abdurrahman D.'ın durumu müştekiye bildirmesi üzerine, müşteki tarafından mobiletin benzin deposu temizlettirilerek, zararın oluşması engellenmiş olduğundan, sanıkların müştekiye zarar vermek için tüm icrai hareketleri tamamladıkları ve ancak kendi iradeleri dışında, müştekinin zarara uğraması sonucunun gerçekleşmediği; böylelikle eylemlerinin tam teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK. nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hükümden sonra 10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK. nın 30/2. maddesi hükmü karşısında, para cezasının fazla hesaplanmış olması;
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, hükmü temyiz etmeyen sanık Mustafa E.'a verilen bozma kararının CMUK. nun 325. maddesi uyarınca sirayet ettirilmesine, 30.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy