(2845 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 403, 404)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde (esrar) ticareti yapmak suçundan sanıklar Mustafa Kaçak ve Sedat Karagöz'ün yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin İstanbul 5 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 4.2.2003 gün ve 2002/153 esas, 2003/9 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve sanıklar vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 12.5.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle, yapılan tebligata rağmen duruşmaya vekil göndermeyen sanıklar hakkında duruşmasız olarak incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A- Sanıklar hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
Hükümden sonra 10.2.2003 gün ve 25020(mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle değişik TCK.nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması bozmayı gerektirdiğinden;
Hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik TCK.nın 30/2. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesi, sonuç ağır para cezasının sanık Sedat Karagöz için 272.628.000. liraya, sanık Mustafa Kaçak için 299.890.000 liraya indirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
B- Sanıklar hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
12.11.2002 tarihli oturumda, sanıklarla ilgili olarak uyuşturucu madde kullanmak suçundan gereğinin taktir ve ifasının istenmesi üzerine, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 21.11.2002 tarihli iddianamedeki sevk ve anlatıma göre, sanıklara atılı suçun 2845 sayılı Yasanın 9/b maddesinde sayılan suçlardan olmadığı, Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren suçlardan olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine davalar arasında irtibat olduğu gerekçesiyle birleştirme kararı verilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar ve sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün istem gibi BOZULMASINA, 13.08.2003 tarihinde adli ara vermede acele ve tutuklu işlere bakmakla görevli nöbetçi ceza heyetince oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy