(3167 S. K. m. 16/1) (765 S. K. m. 503) (6762 S. K. m. 589, 613/3, 730)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ali'nin yapılan yargılaması sonucunda; dolandırıcılık suçundan hükümlülüğüne ilişkin (Ankara Onaltıncı Asliye Ceza Mahkemesi)'nden verilen 24.12.2001 gün ve 2001/228 esas, 2001/947 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 3.6.2003. tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: CMUK'nın 150 ve 257. maddeleri hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, TCK'nın 342/1 ve 504/3. maddeleri kapsamında gösterilen suç nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
1- Suça konu çek üzerinde iki tane keşideci imzası bulunmakta olup; sanık savunmasında, hesap sahibi H....Hipermarket Turizm Yatırımları ve İşletmeciliği A.Ş. 'nin muhasebecisi olarak çalışmakta olup; şirket adına tek başına çek keşide etme yetkisi bulunduğunu, çekteki birinci imzanın kendisine ait olduğunu, şirket adına imza yetkisi bulunan birçok kişi olduğundan çekteki ikinci imzanın kime ait olduğunu bilmediğini belirterek, şirket temsilcisi olan diğer sanık Verdal tarafından şirket adına çek keşide etme yetkisinin verildiği, ancak yetki süresinde açıklık bulunmayan Ankara Dördüncü Noterliğince düzenlenen 12.4.1995 tarihli vekaletnameyi dosyaya sunmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 730. maddesinde poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanabileceği belirtilen hükümlerden, kambiyo senetlerinde "taahhütlerin bağımsızlığı" ilkesini düzenleyen aynı yasanın 589. maddesinde "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzaları, sahte imzarı, mevhum şahıslan imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzaIanmış olan şahıslan herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzalrı taşırsa, diğer imzaların sıhhatine halel gelmez" ve avalin şeklini düzenleyen 613. maddesinin 3. fıkrasında ise "Muhatap veya keşidecinin imzalan müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne konan imzaların aval şerhi sayılır" hükümlerine yer verilmiştir.
Sanığın savunmaları ve sanık tarafından sunulan yetki belgesinin süresinin belli olmaması hususları belirtilen yasa hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle sanığın hesap sahibi şirket adına çekin keşide edildiği tarihte ve çekin ileri tarihli olarak düzenlenmiş olması olasılığına binaen öncesinde şirket adına tek başına veya müştereken çek keşide etme yetkisinin bulunup bulunmadığının, muhatap banka dışında Ticaret Sicili Gazetesinden ve hesap sahibi şirket yetkililerinden edinilecek diğer belgelerle araştırılarak; sanığın müştereken başka bir şirket temsilcisi ile birlikte yetkili olduğunun ve çekteki ikinci imzanın sahibinin saptanması durumunda, eylemden şikayetin bulunduğu göz önüne alınarak bu kişi hakkında da dava açılarak, sanıkların hukuki durumunun birlikte tayin ve takdir edilmesi gerektiği ve eğer sanığın tek başına çek keşide etmeye yetkili ise, henüz sahteliği anlaşılamayan ikinci imzanın Türk Ticaret Kanunu'nun 730. maddesi yollaması ile 613/3. maddesi uyarınca aval hükmünde olup; sahte olduğu anlaşılsa bile, aynı Yasanın 589. maddesinde öngörülen imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca aval niteliğinde atılan sahte imzanın sanığın atmış olduğu kendi imzasının geçerliliğini etkilemeyeceğinden; dava konusu belgenin, tek başına çek keşide etmeye yetkili olan sanığın kendi imzası ile geçerli bir çek niteliğinde olduğu, yani karşılıksız çek keşide etmek suçunun maddi konusunu oluşturacağı; böylelikle sanık hakkında atılı, bu suçun unsurlarının incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin; sanığın, tek başına çek keşide etmeye yetkili kılındığını bilmesine rağmen, kendi imzasının yanında sahte ikinci imza kullanmak suretiyle hile ve desiseler kullanarak, suça konu çeki keşide edip, almış olduğu mala karşılık vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle, yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması;
2- Kabule göre; lehdar hamile karşı unsurları eksik olan çekle dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, alacak doğmadan veya alacağın doğumuyla eş zamanlı olarak çek verilmesi, çek karşılığı sunulan mal veya hizmet teslimi ya da diğer bir edimin çekin karşılığının bulunduğu inancına dayanılarak ifa edilmesi, yani ödememe nedeniyle doğan zarar ile çek arasında nedensellik bağının bulunması ve çeki teslim eden kişide mağduru dolandırmak kastının bulunması gerekmekte olup; dava konusu olayda hipermarket işletmeciliği yapan hesap sahibi şirket ile süt ürünleri satan müşteki S......A.Ş. arasında, sanık tarafından tebliğnağmeye karşı beyanlarını içeren dilekçe ile ekinde sunmuş olduğu belgelerden uzun zamandır süre gelen mal alışverişi olduğunun ve bu alışverişler sırasında vadeli çeklerin de düzenlenmekte olduğunun anlaşılması karşısında, dava konusu çekin, sanık tarafından ne suretli müşteki şirket yetkililerine verildiğinin araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi (BOZULMASINA), 22.12.2003 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy