(3167 S. K. m. 16)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Hasan Yılmaz'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2003 gün ve 2001/272 esas, 2003/996 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 16.03.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000.TL dan fazla olamayacağı ve yine; aynı maddenin son fıkrasıyla Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte; suç tarihi itibariyle (2000 yılı) aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği ve verilen ceza miktarının da 80.000.000.000.TL. geçemeyeceği nazara alınarak incelenen dosya içeriği itibariyle; sanığın aşamalardaki beyanlarında, katılan vergi dairesine olan aynı vergi borcuna karşılık suça konu çek dışında başka çeklerde verdiğini, bu çekler nedeniyle hakkında başka davalarda açıldığını belirtip, mahkeme isimlerini ve dosya numaralarını bildirerek davaların birleştirilmesini talep ettiği, Çorum Vergi Dairesi Müdürlüğünün 02.01.2002 tarihli yazısında ise değişik dönemlere ait işlemiş vergi borçlarına karşılık aynı anda birden çok çek verildiğinin bildirilmesi karşısında, ilgili dava dosyalarının celp edilip, incelenerek söz konusu çeklerin aynı hukuki ilişki nedeniyle verilip verilmediklerinin katılan vekilinden de sorulmak suretiyle tespiti ile çeklerin aynı hukuki ilişki nedeniyle verildiğinin belirlenmesi halinde dava dosyalarının birleştirilip, delillerin birlikte takdiri suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy