(765 S. K. m. 516)
Dava: Nas'ı ızrar, görevli memura etkin direnme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin ALAÇAM Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.10.2001 gün ve 2001/8 esas, 2001/136 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 24.06.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1. Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA,
2. Nas'ı ızrar ve görevli memura etkin direnme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.09.1992 gün ve 4- 205/225 nolu kararında da açıklandığı üzere; görevli memura etkin direnme suçu, memur veya ona yardım edenlere görevini yaptığı sırada şiddet veya tehditle karşı koyarak kamu görevinin yapılmasına engel olunmasıdır. Bu suçta failin amacı yerine getirilmekte olan kamu görevine engel olmaktır. Direnme sırasında söylenen tahkir edici sözler, görevli memurları etkilemek, direnmenin ciddi olduğu göstermek ve elverişliliğini sağlamak amacına yönelik hareketler olup, görevlilere görevini yaptırmamak kastıyla yapılan bu tür eylemler kül halinde görevliye etkin direnme suçunu oluşturur.
Olay gecesi saat 00:10 sıralarında saldırgan sarhoşluk ve tehdit suçlarından dolayı hakkında tahkikat yapılan sanığın, adli raporunun alınmasını temin amacıyla hastaneye götürüldüğü sırada, müşteki polis memurlarınca, hastanede görevli hemşire olan tanık Hamdiye'ye verilen kendisine ilişkin sevk kağıdını tanığın elinden hızla çekip alarak yırtılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle olaya müdahale eden müşteki Hasan'a "Sen kim oluyorsun, bana ne karışıyorsun, sana bunun hesabını sorarım, senin ananı avradını sinkaf ederim" diyerek müştekiyi iteklemesi üzerine duruma müdahale eden diğer müşteki polis memurlarına "Hepinizin anasını avradını sinkaf ederim , sizlerle hesaplaşacağım, hepinizi öldüreceğim" diyerek hakaret ve tehdit etmesi, adli raporun alınmasından sonra karakola götürülmek amacıyla müştekilerce ekip otosunun nezaret kısmına bindirilmesi sırasında da hakaret ve tehditlere devam edip, aracın kapısına tekme ve yumruklarla vurarak zarar vermesi, yine karakola getirildikten sonra da tehdit ve hakaret eylemlerine devam etmesi şeklinde oluşan suça konu olayda; sanığın müştekilere karşı tehdit, sövme ve itekleme eylemlerinin, görevlilere görevlerini yaptırmamak amacına yönelik olup, bu haliyle söz konusu eylemlerin kül halinde görevli memura etkin direnme suçunu oluşturduğu kabul edilmekle birlikte, sanığın bindirildiği ekip otosunun kapısına tekme ve yumrukla vurma eyleminin ise, görevli memurları etkilemek, direnmenin ciddi olduğunu göstermek ve elverişliliği sağlamak amacına değil zarar vermek amacına yönelik olduğu yani zarar verme suçunun, görevli memura etkin direnme suçunun unsuru olmadığı nazara alınarak, sanığın bu eyleminin TCK'nın 516/ilk maddesi kapsamına giren ayrı bir suçu oluşturduğu gözetilmek suretiyle şikayet hususu da değerlendirilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken , yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı; Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy