(765 S. K. m. 81, 403)
Dava: Uyuşturucu madde devretmek suçundan sanık H. G.'ün yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Kozan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2003 gün ve 2003/35 esas, 2003/92 karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma isteyen tebliğnamesi ile 07.10.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle, yapılan tebligata rağmen duruşmaya vekil göndermeyen sanık yönünden duruşmasız olarak incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Kabul ve uygulamaya göre; TCK.nın 81/1. maddesi ile uygulama yapılırken TCK.nın 403/5. maddesi gereğince hükmolunan ağır para cezasının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Cezaevinde hükümlü sanıklardan Z. G.'ün, hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanıklar M. B., M. C. ile esrar içtikten sonra yakalanmalarını takiben, sanık Z.'in ele geçirilen 0,3 gram esrarı babası olan sanık H. G.'den açık görüş sırasında aldığını söylemesine rağmen, aşamalarda bu ifadesinden döndüğü, diğer sanıklar M. G. ve M. C. ile tanık olarak dinlenilen zabıt mümzileri İ. G. ve H. D.'un beyanlarının ise görgüye dayalı olmayıp sanık Z.'in sonradan rücü ettiği anlatımından kaynaklandığı anlaşılmış olması ve sanık H. G.'ün müsnet suçlamayı içbir aşamada kabul etmediği de göz önüne alındığında, sanığın isnad olunan suçu işlediğine dair şüphe sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy