(3167 S. K. m. 8, 16) (4814 S. K. Geç. m. 2) (YCGK. 09.10.1989 T. 1989/7-213 E. 1989/280 K.)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Hıdır Koç'uun yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.04.2003 tarih ve 2001/1664 esas 2003/322 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 07.10.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Suça konu çek bedeli 140.000.000.000.TL olduğu halde, 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/1. maddesi gereğince sanığın çek bedeli kadar cezalandırılmasına karar verilirken karar yerinde ceza miktarının Yüzkırkmilyon. TL olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.01.1989 gün ve 7-213/280 sayılı kararında da belirtildiği üzere karşılıksız çek keşidesi çalınma, kaybolma, hile ile veya zorla alınma gibi iradi bir harekete dayanmıyorsa keşidecinin cezalandırılamayacağı, bunlar dışında keşidecinin çekte yazılı miktar kadar borcu olmadığına veya çekin teminat olarak verildiğine ilişkin iddiaların ve bu konuda açılmış davaların suçun oluşmasını engellemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; İbraz tarihinden önce açılan ve suça konu çekin her ne suretle olursa olsun geçerliliğinin tartışılması sonucu doğuracak menfi tespit davasının çekin iptali sonucunu da gündeme getireceğinden, temyiz dilekçesi itibariyle; 20.03.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereği olarak sanık tarafından Selahattin Özgündüz adına düzenlenen ve bu şahıs tarafından katılana ciro edilen suça konu çeke ilişkin olarak Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1941 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığının anlaşılması karşısında; anılan dava dosyasının getirtilip, çekin ibraz tarihinden önce açılıp açılmadığının tespiti ile ibraz tarihinden önce açıldığının belirlenmesi halinde dava sonucunun beklenilerek, buna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde yasal zorunluluk bulunması;
2- Kabule göre de;
08.03.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinde öngörülen 3 aylık yasal süre beklenip, bu süre içerisinde çek tutarının ve karşılıksız kalan kısmının %10 tazminatı ve 3167 sayılı Yasa'nın 16/a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödenip ödenmediği ve 8. maddesine göre düzeltme hakkının kullanılarak hamilin zararının karşılanıp karşılanmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, sözü edilen yasal süre beklenmeden ve eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 11.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy