(3167 S. K. m. 7, 13, 16) (765 S. K. m. 119)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Hasan Uludoğan'ın yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ve cezasının ertelenmesine ilişkin Ayaş Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 04.06.2003 tarih ve 2000/117 esas 2003/52 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 14.10.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: TCK'nın 119/5. maddesinde suçun sabit olması halinde, tayin edilecek cezanın, aşağı ve yukarı haddinin gösterildiği durumlarda , yukarı haddi geçmemek üzere yarı oranında artırılarak hükmolunacağı öngörülmüş olmakla, sanığa 3167 sayılı Yasa'nın 13/1. maddesi uyarınca verilen para cezasının üst sınırının, suç tarihi itibariyle 119.550.600.TL. olduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3167 sayılı Yasa'nın 7. maddesi gereğince; yeterli karşılığı olmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödenmeyen hesap sahibi, muhatap banka tarafından kendisine gönderilen ihtarnameyi aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren 7 iş günü içerisinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın kendisinin veya vekil ve temsilcilerinin elinde bulunan bütün çek karnelerini aldığı bankalara iade etmemesi halinde 3167 sayılı Yasa'nın 13/1. maddesinde düzenlenen çek karnesini iade etmeme suçunun oluşacağı, ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihte sanığın elinde bulunduğu halde iade edilmeyen herhangi bir çek yaprağının keşide edilmesinden sonra karşılığının hazır edilmemesi nedeniyle yeniden ihtarat yapılmış olsa bile, yeni bir suçun oluşması veya aynı suçun teselsül etmesi söz konusu olmadığı göz önünde bulundurularak; incelenen dosya içeriği itibariyle; sanığın Türkiye İş Bankası Ayaş Şubesinde bulunan 64449 nolu hesabından keşide edilen ve karşılıksız çıkan suça konu 3063131, 3065436, 3065446, 3063137 ve 3065438 seri nolu çeklere ilişkin ihtarnamelerin 12.07.2000 tarihinde, 3061425 seri nolu çeke ilişkin ihtarnamenin 15.09.2000 tarihinde ve 3065449 seri nolu çeke ilişkin ihtarnamenin ise 15.06.2000 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle birlikte; 14.07.2000 tarihinde keşide edilen ve 21.07.2000 tarihinde ibraz edilen suça konu 3065449 seri nolu çeke ilişkin ihtarnamenin 15.06.2000 tarihinde tebliğ edilmesinin fiilen imkansız olduğu, bu hali ile dosya içerisindeki tebligat belgesinin söz konusu çeke ait olmadığı; yine; muhatap bankanın 07.05.2003 tarihli yazısı ekinde gönderilen çek yaprakları teslim tutanaklarındaki teslim tarihleri ve çek seri numaralarına göre 3061425 seri nolu çekin 06.08.1999 tarihinden önce hesap sahibi sanığa teslim edildiği, bu tarihten sonra teslim edilen diğer suça konu çeklerin keşide tarihleri itibariyle tanık Uğur Güler'in anlatımının samimi olmadığı anlaşılmakla; suça konu 3065449 seri nolu çekle ilgili ihtarnameye ait gerçek tebligat belgelerinin celbi ile muhatap banka tarafından 3167 sayılı Yasa'nın 7. maddesi gereğince gönderilen ilk ihtarnamenin tebliğ tarihinin tespit edilip, suça konu çeklerin seri numaraları ve keşide tarihleri ile sanığın muhatap banka tarafından çek karnesinin iadesi istendiğinde çek yapraklarının tamamını vadeli düzenlemesi ve elinde çek yaprağı kalmaması sebebiyle çek karnesini iade edemediği yönündeki savunmaları da nazara alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 09.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy