(2313 S. K. m. 27) (4926 S. K. m. 30) (765 S. K. m. 354)
Dava: Sahte reçete ile uyuşturucu madde satın almak suçundan sanık Fatih Taştekin'in yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair SAMSUN 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.07.2003 gün ve 2002/957 esas, 2003/622 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 16.12.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 16.04.2003 tarihli oturumda hazır bulunan sanığın, kendisine okunan hazırlık soruşturmasına ilişkin, belgelere karşı bir diyeceğinin olmadığını belirttiği ve suçunu da kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, vüsukun ihlali söz konusu olmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2313 sayılı Kanunu 27 4926 sayılı Kanunun 30. maddelerine aykırı olarak, sahte olarak düzenlenmiş reçete ile uyuşturucu madde satın almak suçu ile TCK.nun 354. maddesinde yazılı suçtan dolayı açılan davaların birlikte görülüp karara bağlanması, Yasaya aykırı ise de, 354. maddede belirtilen suçtan dolayı verilen beraat hükmünün temyiz edilmeden kesinleşmesi sebebiyle davalar fiilen ayrılmış olduğundan ve bu aykırılığın giderilmesine olanak bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyada mevcut Emniyet Genel Müdürlüğü Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş, 31.7.2002 tarihli Ekspertiz Raporundan, sanığın sahte reçete kullanarak aldığı kabul edilen ilaçlardan " Akineton " adlı ilacın aktif maddesinin " Biperiden-HCI ", "Rivotril " adlı ilacın etkin maddesinin ise " Klonazepam " olduğu ve her iki ilacında yeşil reçeteye tabi olduğu belirtilmiştir. Suça konu ilaçların içerdiği " Biperiden-HCI " ve " Klonazepam " (başka bir dava nedeniyle düzenlenen Adli Tıp Kurumu 5.İhtisas Kurulu'nun 15.2.1999 tarih ve 240 karar numaralı raporunda; " Klonazepam etken maddesi içeren RİVOTRİL tabletinin, yeşil reçete ile satılması gereken kontrollü ilaçlardan olduğu uyuşturucu madde kapsamına girmediği" belirtilmiştir.)adlı kimyasal maddelerin 2313 ve 3298 sayılı Kanunlarda, bu kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında ve 1961 tarihli Tek sözleşmesi'nin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde yer almaması sebebiyle uyuşturucu madde olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy