(3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 72)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Metin Karabulut'un yapılan yargılanması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2003 tarih ve 2003/315 esas 2003/540 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onanma isteyen tebliğnamesi ile 23.12.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İncelenen dosya içeriği itibariyle; suça konu çekin Camızcı İnşaat Boya Limited Şirketine ait hesaptan sanık tarafından keşide edildiği ve dosya içerisindeki yetki belgesi örneğinin Karabulut İnşaat Boya, Hırdavat Elektrik İthalat, İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ilişkin olup, hesap sahibi şirketi temsile ilişkin yetki belgesinin bulunmadığı görülmekle; söz konusu yetki belgesinin denetime elverişli şekilde okunaklı örneğinin getirtilerek, sken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- Kabule göre;
4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla Yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000. TL dan fazla olamayacağı ve yine; aynı maddenin son fıkrasıyla Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte; suç tarihi itibariyle (2002 yılı) aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği ve verilen ceza miktarının da 80.000.000.000.TL. geçemeyeceği nazara alınarak; keşide tarihleri ve seri numaraları itibariyle aynı ticari ilişki nedeniyle aynı anda düzenlendikleri anlaşılan suça konu çeklerin toplam bedeli üzerinden tek bir para cezasına karar verilmesi gerekirken, suça konu her bir çek nedeniyle ayrı ayrı para cezasına hükmedilip, verilen aynı türden para cezalarının TCK'nın 72. maddesi gereğince içtimasına karar verilmesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy