(3167 S. K. m. 16) (1412 S. K. m. 268)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Arif Şengül'ün yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2003 gün ve 2001/69 esas, 2003/406 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma isteyen tebliğnamesi ile 23.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığında sanığın yanlış yazılan anne adının mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000 TL. den fazla olamayacağı ve yine aynı maddenin son fıkrasıyla kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, suç tarihi (2000 yılı) itibariyle aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği verilen ceza miktarının da 80.000.000 TL. nı geçemeyeceği ve sanık hakkında bir kez çek hesabı açmaktan yasaklama kararı verilebileceği nazara alınarak yapılan incelemede;
Sanık vekili esas hakkındaki savunmasında ve temyiz dilekçesinde Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/318 esas sayılı dosyası ile tarafları aynı olan başka bir karşılıksız çek keşide etmeden dolayı yargılamasının olduğu ve birleştirme talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; anılan dava dosyasının celp ve tetkiki ile davalara konu çeklerin aynı hukuki ilişki içinde aynı anda verilip verilmediği sanığın eyleminin tek bir suç oluşturup oluşturmayacağının araştırılarak davaların birlikte görülüp görülmeyeceği tespit edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık hakkında tedbir kararı verilirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMUK.nun 268/4. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy