(3167 S. K. m. 16) (6762 S. K. m. 702)
Dava: 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Ali'nin yapılan yargılanması sonucunda hükümlülüğüne ilişkin ŞİŞLİ 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2003 tarih ve 2002/1056 esas 2003/431 karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 23.12.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı, çeki ibraz eden hamil ile onun rücu hakkına sahip olduğu çek arkasındaki ciro silsilesinde imzası bulunan kişilere ait olup, suça konu çeke ilişkin olarak muhatap banka tarafından düzenlenen dosya içerisinde mevcut ihtarnameye göre şikayet dilekçesini veren katılanın ibraz eden hamil konumunda olduğu nazara alınarak tebliğnamedeki ( 1 ) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Ancak;
1-08.03.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinde öngörülen 3 aylık yasal süre beklenip, bu süre içersinde çek tutarının ve karşılıksız kalan kısmının %10 tazminatı ve 3167 sayılı Yasa'nın 16/a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödenip ödenmediği ve 8. maddesine göre düzeltme hakkının kullanılarak hamilin zararının karşılanıp karşılanmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, sözü edilen yasal süre beklenmeden ve eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi;
2-Kabule göre;
4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16/3. maddesinde, işlenen suçun niteliğine göre 1 yıl ile 5 yıl arasında belirlenecek bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmaktan yasaklanmasına karar verileceği hususu düzenlenmekle birlikte, ayrıca çek keşide etmekten yasaklanmasına karar verileceğine dair herhangi bir hüküm öngörülmediği gözetilmeden, sanığın çek hesabı açtırmaktan yasaklanmasına ilave olarak çek keşide etmekten de yasaklanmasına karar verilmesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA 17.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy