(765 S. K. m. 10, 19) (3167 S. K. m. 16/1) (818 S. K. m. 83) (6762 S. K. m. 714) (1567 S. K. m. 1)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Hüseyin'in yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin ŞİŞLİ 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.06.2003 gün ve 2000/1489 esas, 2003/574 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 23.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Sanık hakkında temel cezanın tayini sırasında uygulanan kanun maddesinin 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesi yerine 16. maddesi olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine; ancak:
1- Türk Ticaret Kanunu'nun 714. maddesi uyarınca çek bedeli yabancı para ile ifade edilebilir. 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından verilip, 11.08.1989 tarih ve 20249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girin Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4/b ve 19. maddeleri de göz önünde bulundurulduğunda, döviz tevdiat hesaplarının, muhatap banka ile anlaşarak, çekle çalışır duruma getirilmesine, hesap sahibinin kendisi veya üçüncü kişi lehine yahut herhangi bir hamile döviz üzerinden çek keşidesine herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Bu bakımdan suça konu çeklerin bedellerinin dolar olarak ifade edilmesinde herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 83/2 ve Türk Ticaret Kanunu'nun 714. maddeleri uyarınca, "aynen ödeme" veya yine bu anlamda "efektif olarak ödeme" veya "harfi harfine ödeme" gibi bir kayıt bulunmadıkça, çekteki yabancı para ile ifade edilen bedelin, çekin ibraz günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenmesi gerekmektedir.
4814 sayılı Kanun ile değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesinde karşılıksız çek keşide etmek suçunu işleyen sanığa, suça konu karşılıksız kalan çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası verileceği öngörülmüştür. Ancak, yukarıda belirtildiği şekilde, çek bedelinin yabancı para ile ifade edilmesi durumunda, "aynen ödeme koşulu" da öngörülmüş olsa dahi, ağır para cezasının yabancı para cinsinden hükme bağlanması mümkün değildir. (Şener Güngör,Mustafa Kaya, Çek Suçları, 1. Bası, Ankara 2003, sh. 134) Şöyle ki:
3167 sayılı Kanun ile özel bir takım suç tiplerinin ve bu suçlara ilişkin cezaların düzenlenmiş olması karşısında; cezai hükümlerin uygulanması yönünden, genel ve esas kanun niteliğinde olup, ceza hükümlerinin uygulanmasında ilk başvurulması gereken metin olan Türk Ceza Kanunu ile 3167 sayılı Kanun arasında özel-genel kanun ilişkisi bulunmaktadır. Türk Ceza Kanunu ile diğer cezai hükümlerini taşıyan özel kanunların beraberce nasıl uygulanacağı Türk Ceza Kanunu'nun 10. maddesinde öngörülmüştür. Bu madde uyarınca, özel kanunda başka türlü hükme bağlanmamış hususlarda TCK'nın uygulanması gerekmektedir. Bu hükme göre; özel bir yasa niteliğinde olan 3167 sayılı Kanun'da bu yasaya özgü olarak ayrı bir ağır para cezası tarifi getirilmediğinden, söz konusu yasanın 16/1. maddesinde öngörülen ve ceza hukukuna ilişkin bir kavram olan ağır para cezasının niteliğinin, karşılıksız çek keşide etmek suçunun konusunu oluşturan çeke ilişkin özel hukuk kurallarına göre değil, Türk Ceza Kanunun ağır para cezasının düzenlendiği 19. maddesine göre belirlenmesi ve bu maddede ağır para cezasının tarifinin "Türk Lirası" esas alınarak verilmiş olması karşısında, 3167 sayılı Kanun uyarınca verilen para cezasının, suça konu çek bedeli yabancı para ile ifade edilmiş olsa bile, yabancı para cinsinden değil Türk Lirası üzerinden hükme bağlanması gerekmektedir. Aslında, 3167 sayılı 16/1. maddesinde öngörülen, verilecek para cezasının seksen milyar liradan fazla olamayacağı yönündeki hükmü de bu hususu ortaya koymaktadır.
Bu durumda çekte yazılı yabancı para cinsinin, suç tarihi olan ibraz tarihi esas alınmak suretiyle, o tarihte geçerli resmi kura göre Türk Lirasına çevrilmesi sonucu para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir. 1567 sayılı Kanun ile bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararlarına göre, yabancı ülke paralarının Türkiye'de kanuni rayici (tedavülü) bulunmayıp, sadece resmi rayici vardır ve resmi rayiç Merkez Bankasınca belirlenmektedir. Azami sınırı belirtilmiş olsa bile, suça konu çek bedelinin, dolayısıyla suçla verilen zararın esas alınması nedeniyle nispi nitelikte olan 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesinde öngörülen ağır para cezasının belirlenmesinde, çek hamilinin alacağının tam karşılığının (suçla verilen zararın) para cezası olarak belirlenmesi gerektiğinden, suça konu çeklerin ibraz tarihlerindeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kurunun esas alınması suretiyle Türk Lirası olarak ağır para cezasının tayini gerekirken, belirtilen bu hususlar gözetilmeksizin, suça konu çeklerde ifade edilen yabancı para cinsinden çek bedelleri kadar ağır para cezasına hükmedilmesi (Şener Güngör,Mustafa Kaya, Çek Suçları, 1. Bası, Ankara 2003, sh.711; *Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul ve İcra-İflas Hukukunda Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, 3. Bası, Ankara 1998, sh. 188,189; Fırat Öztan,Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Bası, Ankara 1997, sh. 711; Seza Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 3. Bası, Ankara 2003, sh. 98; Talih Uyar, İcra Hukukunda Kambiyo Senetleri, 3. Bası, Ankara 2001, sh. 373.)
2- Sanık hakkında tedbir kararı verilirken uygulanan yasa maddesinin (3167 sayılı Kanun'un 16/3. maddesi) gösterilmemesi suretiyle CMUK'nın 268/4. maddesine aykırı davranılması;
3- Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4814 sayılı Kanun ile değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/3. maddesinde çek keşide etmenin yasaklanmasına ilişkin bir tedbir kararının verilebileceği öngörülmesinden, sanık hakkında bu yönde bir tedbir kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi;
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 19.01.2004 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy