(765 S. K. m. 30, 404, 405)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu kullanmak suçlarından sanıklar Ramazan, Süleyman, Abdullah'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Ramazan'ın beraatine, diğer sanıkların müsnet suçtan hükümlülüklerine ilişkin Adana 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden verilen 2.10.2002 gün ve 2002/90 esas, 2002/202 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar Süleyman ve Abdullah, Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma-bozma isteyen tebliğnamesi ile 18.2.2003 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A) Sanıklar Süleyman ve Abdullah haklarında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede;
Sanık Süleymanın süresinde olmayan duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nun 318/1. maddesi gereğince reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1 - 5.4.2002 tarihli olay yakalama ve zaptetme tutanağı içeriğine, sanıkların aşamalardaki anlatımlarına, son soruşturmada tanık olarak da dinlenilen Tarsus Cumhuriyet Savcılığında haklarında ek takipsizlik kararı verilen Mustafa, Ümitay, Yaşar, Murat ve Kemal'in dosyada mevcut ifadeleri içeriğine, zabıt mümziilerinin beyanlarına, oluşa ve incelenen tüm dosya kapsamına göre; suça konu uyuşturucu madde esrarın, sanık Süleyman'ın diğer sanık Ramazan'ın ağabeyine olan 420 milyon liralık borcuna karşılık devrine ilişkin olarak ödeme anlaşmasının başından, maddenin bulunduğu yerden teslim alınabilecek bir yere gizlenmesi ve bu maddeden alınan bir miktar numunenin getirilmesi aşamasına kadar sanıklar Abdullah ve Süleyman'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri sübut bulduğu ve bu husus mahkemece de kabul edildiği halde sanıkların eylemlerinin teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 - Hükümden sonra 10.2.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle para cezasının tespitinde yasal zorunluluk bulunması,
3 - Sanık Abdullah'ın uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan takip altında iken diğer sanıklarla buluşma yerine geldiğinde, uyuşturucu madde esrarın devrinde numune olarak kullanıp, bilahare içmek amacıyla üzerinde bulundurduğu esrar maddesini suçtan kurtulmak amacıyla dışarı atarken yakalanmasından sonra uyuşturucu madde kullanmak suçunu ikrarı nedeniyle, TCK'nın 404/2, 405/2. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine TCK'nın 405/1. maddesi ile ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesi,
B) Ramazan hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Oluşa ve incelenen tüm dosya kapsamına göre uyuşturucu madde esrarı ağabeyinin alacağına karşılık almayı kabul eden sanığın zilyedliğine girmeden uyuşturucu madde esrarın ele geçirilmiş olmasına göre; eyleminin ticari amaçla uyuşturucu madde satın almaya eksik teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kısmen isteme uygun olarak hükmün BOZULMASINA, 15.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy