(765 S. K. m. 30, 403, 45)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde (eroin) ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanıklar Mustafa Üncel, Mehmet Ünsay, Hüner İpek, Cafer Biryan ve Mert Mahmut Dikici hakkında yapılan yargılama sonunda, Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince 27.11.2002 tarih ve 2002/97-134 sayı ile verilen hükümlerin sanıklar ve vekilleri ile Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından süresi içinde temyiz edildiği, sanıklar Cafer ve Mert Mahmut yönünden temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasının istendiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca hükümlerin kısmen onanması ve kısmen bozulması istemiyle dava dosyasının 03.02.2003 tarih ve 10/ 03-008903sayılı tebliğname ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı; sanıklar Cafer ve Mert Mahmut hakkında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 2845 sayılı Kanunda birleştirmeyi engelleyen bir hüküm yoktur. Aksine, Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giren suçları işleyenler ile bunların suçlarına iştirak edenlerin, sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanacakları, ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile Askeri Mahkemelerin görevine ilişkin hükümlerin saklı olduğu (m. 9/2-son); DGM. nin ağır ceza mahkemesi derecesinde bulunduğu (2845 S. K. m. 18/1); bu kanundaki özel hükümler dışında CMUK.nın uygulanacağı (m. 29) belirtilmiştir. DGM.nin görevine giren bir suçla girmeyen suç arasında CMUK.nın 3. maddesi anlamında bağlantı varsa, birleştirmeyi engelleyen bir durum yoksa ve birleştirmede yarar bulunuyorsa, bu suçlara ilişkin davaların DGM.de birleştirilmesi mümkündür. DGM, doğrudan veya birleştirme yolu ile görevli olduğu davalardan birini sonuçlandırdıktan sonra, görevli olmadığını ileri sürerek diğer dava hakkında görevsizlik kararı veremez (CGK. 05.02.1990, 1989/5-372-1889/10). Sanıklar Mehmet Ünsay, Hüner İpek ve Mert Mahmut Dikici hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçundan dava açılmış olduğundan, DGM bağlantı nedeniyle uyuşturucu madde kullanmak suçları yönünden de görevlidir. Adı geçen sanıklar hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçları yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki aksi görüşe bu nedenle iştirak edilmemiştir.
A) Sanık Mustafa Üncel hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Hükümden sonra 10.02.2003 tarih ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi uyarınca para cezasının sanık lehine yeniden değerlendirme yapılarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca yeniden duruşma yapılmaksızın gerekli değerlendirmenin yapılıp para cezasının düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK.nın 30/2. maddesi uyarınca temel ağır para cezası 218.103.000 liraya ve sonuç ağır para cezası 90.875.000 liraya indirilmek suretiyle hükmün kısmen istem gibi düzeltilerek ONANMASINA;
B) Sanık Hüner İpek hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA;
C) Sanık Mehmet Ünsay hakkında:
aa- Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Olay tutanağı içeriğine, diğer sanıklar Mustafa, Mehmet ve Hüner'in ile kendisinin kolluk ifadelerine göre; Hüner'de ele geçen esrarı ona parasız olarak verdiği anlaşılan; Mustafa'nın beyanı üzerine yakalandığında ikrarda bulunarak bu suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK.nın 403/5 ve 405/2. maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği dikkate alınmadan bu suçtan beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, isteme aykırı olarak hükmün BOZULMASINA;
bb- Uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA;
D) Sanık Cafer Biryan hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
1-Mustafa Üncel'in beyanı üzerine yakalandığında ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına ve adını verip diğer sanık Mert Mahmut'un yakalanmasına yardım eden sanık hakkında TCK.nın 405/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 10.02.2003 tarih ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi uyarınca para cezasının sanık lehine yeniden değerlendirme yapılarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ile Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ve sanık vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunması bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA;
E) Sanık Mert Mahmut Dikici:
aa) aa- Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
1- Diğer sanık Cafer'in beyanından sonra kolluk görevlilerinin çağırmaları üzerine kendiliğinden şubeye gelen ve ikrarda bulunarak suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK.nın 405/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 10.02.2003 tarih ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nın 30/2. maddesi uyarınca para cezasının sanık lehine yeniden değerlendirme yapılarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ile Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ve sanık vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunması bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA;
bb- Uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
Diğer sanık Cafer'in beyanından sonra kolluk görevlilerinin çağırmaları üzerine, evinde kullanmak için bulundurduğu az miktardaki esrarı gizlemesi veya imha etmesi mümkün iken kendiliğinden Şubeye gelen ve ikrarda bulunarak suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK. nın 405/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ile Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 09.10.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy