(3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 72) (1136 S. K. m. 164)
Dava: 3167 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanık İbrahim Durgut'un yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.07.2003 gün ve 2001/1746 esas, 2003/521 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 14.05.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkeme'nin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 4814 sayılı Yasa ile değişik 3167 sayılı Yasa'nın 16. maddesinin 1. fıkrasıyla Yeterli karşılığı bulunmadığı için kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide edenlerin, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacakları, ancak verilecek para cezasının 80.000.000.000 TL. dan fazla olamayacağı ve yine; aynı maddenin son fıkrasıyla Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte; suç tarihi itibariyle (2001 yılı) aynı ticari ilişki nedeniyle, aynı anda düzenlenen birden fazla çekin karşılıksız çıkması halinde eylemin tek suç kabul edilip, çek bedellerinin toplamı kadar para cezasına hükmedilebileceği, verilen ceza miktarının da toplama dahil edilen her bir çek inçin 80.000.000.000 TL. yi geçemeyeceği nazara alınarak; aynı ticari ilişki nedeniyle aynı anda düzenlendikleri anlaşılan suça konu çeklerin toplam bedeli üzerinden tek bir para cezasına karar verilmesi gerekirken, suça konu her bir çek nedeniyle ayrı ayrı para cezasına hükmedilip, verilen aynı türden para cezalarının TCK'nın 72. maddesi gereğince içtimasına karar verilmesi ve sanık hakkında bir kez çek hesabı açmaktan yasaklama kararı verilebileceğinin gözetilmemesi,
2- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin müdahil yerine müdahil vekili adına KDV'si ile birlikte hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy