(1412 S. K. m. 66) (1136 S. K. m. 164) (647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 2)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık M.Ö.nün yapılan yargılama sonucu, hükümlülüğüne ilişkin K. 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 21.11.2003 tarih ve 2000/551 esas, 2003/1061 karar sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen 24.05.2004 tarih ve 2004/84587 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği anlaşıldı; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık ve vekili savunmalarında, suça konu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olmadığı gibi, çek hesabı da açtırmadığını, M.K. isimli kişi tarafından sanığın kimlik bilgileri kullanılarak çıkarılan sahte kimlikle, dava konusu çeke ilişkin hesabın açıldığının ve dolandırıcılık suçunun işlendiğini ve M.K.nin de, sahte resmi evrak tanzimi ve dolandırıcılık suçlarından da mahkum edildiğini ileri sürülmüş olmasına göre, CMUK' nin 66. maddesi uyarınca çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunluluğu da dikkate alınarak, suça konu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığının tespiti bakımından uzman bilirkişiden rapor alınıp, E. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2003 gün, 2001/57 esas, 2003/256 karar sayılı dosyası celp edilerek, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik soruşturmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın, 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek, vekalet ücretinin katılan yerine, vekili lehine hükmedilmesi;
2- 15.04.2003 tarih ve 24994 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4786 sayılı kanunla, 647 sayılı kanunun 5. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen gecikme zammına ilişkin hükmün, suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle, TCK.nın 2. maddesi uyarınca sanık aleyhine uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 28/12/2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy