(765 S. K. m. 491, 80)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Tolga Alpdündar'ın yapılan yargılaması sonucunda; hükümlülüğüne ilişkin İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2003 gün ve 2003/157 esas, 2003/995 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenmiş olduğundan, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 09.03.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık hakkında, müştekiler Bünyamin Çırık, Olgun Arıkan, Mehmet Bektaş, Mevlüt Nergiz, Mustafa Demirci, Şaban Akkaya, Ömer Akad, İsmail Mümtaz Aysun, Cevdet Bozkurt, İbrahim Kılıç, Mahmut Topaloğlu, Vesile Özlem Çavuşgil, Mustafa Tavaslı, Ramazan Kayhan, Sermet Ayman, Mukaddes Işık, Halil Tansu Temel, Serkan Özpamuk, Ülkü Bulak, İhsan Altınkaya ve Gönül Tulay aleyhine işlemiş olduğu hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz tirazlarının incelenmesinde;
a) Müşteki Ülkü Bulak aleyhine işlenen hırsızlık suçu yönünden;
Sanığın hükme esas alınan ve aksi kanıtlanamayan ikrarına ve dosya kapsamına göre; müştekinin işyerinden yapmış olduğu hırsızlık suçuna ilişkin olarak, müştekinin, hazırlık ve duruşma aşamalarındaki ifadelerinde bir adet pasta bıçağı ile 13 milyon lira değerinde bozuk parasının çalındığını söylemesi ve sanıktan, müştekinin duruşma aşamasında vermiş olduğu söz konusu ifadesine karşı diyecekleri sorulduğunda, müştekinin iddiasının doğru olduğunu açıkça belirtmiş olması karşısında; yapılan yer gösterme işlemi sırasında, sanığın müştekinin işyerine nasıl girdiği ve içeriden bir şey almayarak, geri çıktığını belirtmesinden sonra, müştekinin sanığın olayı doğru anlattığını söylemesinin, sadece işyerine giriş şekline ilişkin olduğu ve müştekinin sanıkça da doğrulanan ifadesine göre, sanığın müştekinin iddia ettiği mallarını çaldığının, böylelikle eyleminin tamamlanmış olup, eksik teşebbüs aşamasında kalmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (6) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında müşteki Ülkü Bulak aleyhine işlemiş olduğu hırsızlık suçundan verilen cezanın TCK'nın 522. maddesi uyarınca indirilmesi sırasında, hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın eksik tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
b) Ayrıca;
aa) Gerekçeli kararda, müşteki Bünyamin Çırık aleyhine işlenen hırsızlık suçunun tarihinin, 07.12.2002 yerine, 09.12.2002 olarak yazılması;
bb) Dosya kapsamına göre, müşteki Ömer Akad aleyhine işlenen hırsızlık suçunda, sanığın, suç ortağı Ali isimli şahıs ile birlikte, başkalarının girmesine izin verilmediği gösterilecek biçimde zemin katının kapalı ve kapılarının da kilitli olması nedeni ile bina niteliğini kazandığı anlaşılan inşaata merdiven dayayarak ikinci katından girip, 35 adet takılı durumdaki pencereleri sökerek götürdüğü; böylelikle, eyleminin, TCK'nın 493/1. maddesi kapsamında suni vasıtalarla bertaraf edilebilecek engelleri aşarak hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşılmakta olup; hüküm gerekçesinde de sanığın eyleminin belirtilen şekilde kabul edilmiş olması karşısında, uygulanan yasa maddesinin TCK'nın 493/1. maddesi yerine 493/2. maddesi olarak gösterilmesi,;
cc) Sanığın müşteki Mahmut Topaloğlu aleyhine işlediği hırsızlık suçunun, mevcut delil durumuna uygun olarak TCK'nın 492/1. maddesi kapsamındaki geceleyin bina içerisinden hırsızlık suçu olarak nitelendirilmesi ve tayin edilen cezanın da bu maddede belirtilen ceza miktarına uygun olması karşısında, uygulanan kanun maddesinin TCK'nın 492/1 yerine 491/2. maddesi olarak belirtilmesi;
dd) Sanık hakkında, müşteki Serkan Özpamuk aleyhine işlediği hırsızlık suçundan verilen cezanın TCK'nın 59. maddesi uyarınca indirilmesi sırasında, uygulanan kanun maddesinin aynı kanunun 459. maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde giderilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
c) Müşteki İbrahim Kılıç aleyhine işlenen hırsızlık suçuna ilişkin olarak; sanığın açık ikrarına göre; müştekiye yönelik hırsızlık suçunu gerçekleştirmeden önce, eylemi birlikte gerçekleştirdiğini belirttiği Erol isimli şahısla hırsızlık yapmaya karar verdikleri ve bu kararlarına uygun olarak müştekiye ait otomobilden hırsızlık yaparlarken Erol isimli kişinin yanında getirdiği tornavidayla otonun kapısını açıp, içerisine girdiği ve oto teybini aldığı, bu sırada sanığın ise otonun hemen yanında etrafı kollayarak gözcülük yaptığı ve olay yerinden birlikte kaçtıklarının; böylelikle, sanığın diğer şahısla önceden anlaşmak suretiyle ve bu anlaşmalarına uygun olarak maddi manevi dayanışma içerisinde eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu TCK'nın 64/1. maddesi kapsamında asli iştirak halinde işlediği gözetilmeksizin, fer'i iştirak suretiyle işlediğinin kabul edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA;
2- Sanık hakkında, müştekiler Funda Değirmencioğlu ve Levent Kutlu aleyhine hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine; ancak:
a) Müşteki Funda Değirmencioğlu aleyhine gerçekleştirilen hırsızlık suçuna ilişkin olarak;
Aksi kanıtlanamayan, ikrar içerikli savunmasına göre, sanığın, müştekinin evine 09.01.2003 tarihinde, saat 18.00 sıralarında girmiş olduğunun anlaşılmasına karşın, müştekinin kolluk görevlilerine başvurusuna ilişkin tutanağın düzenlendiği saatin (22.40) suçun işlendiği zaman olarak kabul edilmesi ve gerçek suç saati olan 18.00'in, suç tarihinde, TCK'nın 502. maddesi kapsamında gece sayılıp sayılmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında geceleyin bina içerisinde hırsızlık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması;
b) Müşteki Levent Kutlu aleyhine işlenen hırsızlık suçlarına ilişkin olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın 01.01.2003 ve 01.04.2003 tarihlerinde olmak üzere üç gün ara ile müşteki aleyhine atılı suçları işlemiş olduğu, böylelikle aynı suç işleme kararından yola çıkarak kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin (en ağır cezayı gerektiren suça göre) TCK'nın 491/4, 80. maddeleri kapsamında müteselsilen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, her bir eylemi için ayrı ayrı ceza tayini;
c) Kabule göre; TCK'nın 71. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu sonuç cezanın fazla tayini;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy