(3167 S. K. m. 1) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 55)
Dava: 3167 sayılı yasaya aykırı davranmak suçundan sanık Rafet Sarıkaya vekilinin vaki temyiz talebi hakkında yapılan inceleme sonunda; talebin reddine ilişkin Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.03.2004 tarih ve 2002/418 esas, 2003/1015 ek karar sayılı hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen tebliğnamesi ile 03.06.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;
Karar: 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 35, Tüzüğün 55. ve Posta İşlemleri Rehberinin 65. maddeleri gereğince; kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirirse, yeni adresini hemen tebliği yapmış olan merciine bildirmek zorundadır. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse, yeni adresini bildirmediği halde, tebliğ memuru Tüzüğün 28. maddesinin 1. fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse, aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca muhatabın yeni adresinde tebligat yapılır. Ancak tebliğ memuru tarafından muhatabın yeni adresinin tespit edilememesi halinde Tüzüğün 28. maddesinin 2. fıkrası gereğince tebliğ evrakı tebliği çıkaran mercie iade edilir. Bu durumda mercii tarafından herhangi bir adres araştırması yoluna gidilmeden, 27.03.2003 gün ve 25061 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4829 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat yasasının 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
İncelenen dosya içeriği itibariyle; 4814 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra verilen 11.11.2003 tarihli mahkeme kararının, sanığın savunması sırasında bildirdiği ve mahkemece daha önceden usulüne uygun tebligatın yapılmış olduğu adrese gönderildiği, tebligatın içeriğinden sanığın adresini değiştirdiği, yeni adresinin de tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; yeni adresini mahkemeye bildirmeyen sanık adına yukarıdaki açıklamalar ışığında Tebligat Yasası'nın 35/2. maddesi gereğince kararın usulüne uygun tebliğ edilmesi veya tebligatın bila tebliğ iade edilmesi gerekirken doğrudan Tebligat Yasasının 35. maddesi gereğince işlem yapıldığı, aynı yasanın 32. maddesi uyarınca usulsüz tebligat yapılması halinde öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı nazara alınarak sanık vekilinin temyiz isteminin yasal süresi içinde olduğu kabul edilerek 06.04.2004 tarihli temyiz isteğinin reddine dair karar kaldırılarak esas hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy