(765 S. K. m. 30)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar Salih Ay, Ömer Cavit İskender, Mehmet Ertürk, Emrullah Ak, Ali Haydar İskender, Sabahattin Yılmaz'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin İstanbul 1. nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 23.09.2003 gün ve 2002/57 esas, 2003/47 karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma isteyen tebliğnamesi ile 26.05.2004 tarihinde daireye gönderilmekle sanık Sebahattin yönünden duruşmalı, yapılan tebligata rağmen duruşmaya vekil göndermeyen diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklar Salih Ay, Ömer Cavit İskender, Mehmet Ertürk, Emrullah Ak, Ali Haydar İskender hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanık Salih Ay'ın temyiz talebinin reddine ilişkin karar tebligatın usulsüz olması nedeniyle yok hükmünde sayılarak temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık Emrullah Ak'ın adli sicil kaydında yeralan Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 1991/619 Esas, 1995/407 Karar sayılı ilamındaki hükümlülüğünün tekerrüre esas alınıp alınamayacağının araştırılmaması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının ve duruşmadaki sözlü savunmalarının reddine; ancak:
10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK.'nın 30/2. maddesi nazara alındığında suç tarihi itibarıyla temel ağır para cezasının alt sınırının 218.103.000 lira olacağının gözetilmemesi sonucu sanıklar hakkında fazla ağır para cezası tayini yasaya aykırı olduğundan
Hükmün CMUK.'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik
TCK.'nın 30/2. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesi sonuç ağır para cezasının 272.628.000. liraya indirilmek suretiyle, hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
2- Sanık Sabahattin Yılmaz hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
a) Sanığın diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem biriliği içinde uyuşturucu madde ticaretine katıldığına dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Kabule göre; 10.02.2003 gün ve 25020 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK.'nın 30/2. maddesi nazara alındığında suç tarihi itibarıyla temel ağır para cezasının alt sınırının 218.103.000 lira olacağının gözetilmemesi sonucu sanık hakkında fazla ağır para cezası tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık ve vekilinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ
16.12.2004 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Eray Utku'nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık Sebahattin Yılmaz vekili Avukat Tahir Hakkı İskender'in yüzüne karşı 16.12.2004 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy